(2925 S. K. m. 6/a)
Dava: Davacı, 1.1.1994 tarihi itibariyle sona erdirilen 2925 sayılı Yasaya tabi tarım sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 2925 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davacının isteği de gözönünde tutularak Yasa kapsamına alındığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, süresinde primlerin ödenmemesi nedeniyle primleri ödenen süreler de dahil olmak üzere, tüm sigortalılık sürelerinin iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 2925 sayılı Yasa'nın 6/a maddesidir. Anılan maddede primlerini ait olduğu yılı takip eden yılın şubat ayı sonuna kadar ödemeyenler ile ödedikleri halde aynı süre içinde Kuruma tevsik etmeyenlerin, o yılın bir ocak gününden itibaren sigortalılıkları sona erer, hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, 1992-1995 yılları arasındaki sigortalılık süresi ile ilgili olarak davacının hangi yıla ait primlerini geç ödediği, hangi yıla ait primlerini ödemediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamaktadır. Hal böyle olunca, davacının 1992-1993-1994-1995 yıllarına ilişkin primlerini süresinde ödeyip ödemediği SSK'dan sorulmak suretiyle açık bir şekilde saptanarak sosyal güvenlik uzmanı bilirkişi aracılığı ile inceleme yapıldıktan sonra 2925 sayılı Yasa'nın 6/a maddesinin öngördüğü süre içinde primleri hiç ödenmeyen yıllara ilişkin istemin reddine, süresinde primleri ödenen yıllara ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy