(818 S. K. m. 55) (2918 S. K. m. 3, 85/1)
Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay günü, davalı işverenin işçisi dava dışı R. Can yönetimindeki davalı işverene ait 33 D 0379 plaka sayılı kamyonun Mut istikametine doğru seyri sırasında, olay mahalli viraja geldiğinde uçuruma yuvarlanması ile kamyonda dökme çimento boşaltıcısı olarak bulunan davacı %100 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 29.09.2003 tarihli raporunda, kamyon sürücüsü R. Can'ın 100/100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, davalı şirketin iş kazası nedeni ile bir kusuru olmadığı, kusurun tamamen dava dışı R. Can'a verildiği gerekçesi ile davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, kendisine 100/100 oranında kusur izafe edilen dava dışı R. Can'ın davalı işverenin işçisi olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalı işverenin Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla sorumlu bulunduğu ortadadır. Ayrıca, 27.03.1957 gün, 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru koşul değildir. Buradaki sorumluluk "özen ve gözetim ödevinin" objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan "kusura" dayanmayan bir sorumluluktur. Zararın hizmet sırasında çalıştırılanın eylemi sonucunda meydana gelmesi yeterlidir.
Öte yandan, Mut Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1998/61 Esas Sayılı dosyası içerisinde bulunan motorlu araç tescil belgesine göre, davalı işveren iş kazasına sebep olan kamyonun maliki olduğundan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi gereğince "işleten" sıfatını taşıdığı da anlaşılmıştır. Aynı kanunun 85/1. maddesinde ise, bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olması halinde motorlu aracın işleteninin buz zarardan sorumlu olacağı hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. İşletenin, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararlardan doğan sorumluluğu, kusur sorumluluğu olmadığı gibi, objektif özen ödevinin ihlaline dayanan olağan sebep sorumluluğu da değildir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi; türü ise tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. Bu itibarla, işleten, hiçbir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy