(2004 S. K. m. 96, 97, 278, 280)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK. nun 97/17. maddesine dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece davacı-karşı davalı 3.kişinin istihkak davasının kabulüne karar verilmiş, davalı karşı davacı alacaklı tarafından karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir.
Davalı karşı davacı alacaklı yanca borçlu tarafından davacı karşı davalıya haciz gününden önce yapılan 6.9.2002 günlü araç satışının danışıklı olduğu ileri sürülerek iptali talep edilmektedir. Alacaklı yanca dosyaya sunulan 28.12.2001 günlü faturadan hacizli malın evveliyatında davacıya ilişkin iken borçluya satıldığı borçlu ile davacı 3.kişi arasında ticari ilişkinin varlığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacı-karşı davalı 3.kişi ile borçlu arasındaki satışın danışıklı olup olmadığının tesbiti gerekir.
İİK. nun 278/3-2. maddeleri uyarınca aktin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun verdiği ivaz arasında fark olduğunun tesbiti halinde ivazsız tasarruf olduğunun kabulü gerekir. Aracın satış gününde gerçek değerinin bilirkişi vasıtasıyla saptanarak ivazlar arasında önemli fark olup olmadığının tespit edilmesi, ivazlar arasında önemli (fahiş) fark varsa, başkaca yön araştırılmaksızın satış tasarrufunun iptaline, istihkak davasının reddine karar verilmesi önemli fark yoksa İİK. nun 280. maddesi koşullarının varlığının araştırılması davacı-karşı davalı 3. kişi ile borçlunun aralarındaki ticari ilişkinin varlığı hangi süreyle devam ettiği, borçlunun borca batık halini bilebilecek halde olup olmadığının saptanarak sonucuna göre açılan tasarrufun iptali davası hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözardı edilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı-karşı davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy