(1479 S. K. m. 41, 57)
Dava: Davacılar, Kurum işleminin iptaline, askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine ve 1.5.2003 tarihi itibariyle dul ve yetim aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davacı, eşi sigortalı İbrahim Tunçbilek'in 13.4.2002 tarihinde vefatı nedeni ile yapılan askerlik borçlanması dahil edilerek ve mevcut sigortalılıkları da değerlendirilerek ölüm sigortası kolundan aylık bağlanmasına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini talep etmektedir. Mahkemece davacının istemlerinin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın 41. maddesinde yer alan üç tam yıl ibaresini beş tam yıl olarak değiştiren 619 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 19. maddesinde Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile 8.8.2001'de yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak 4956 sayılı yasanın 21. maddesi ile 1479 sayılı yasanın 41. maddesi 2. kez yeniden düzenlenerek ölüm aylığına hak kazanabilmek için 5 tam yıl sigorta primi ödeme koşulu yeniden metinde yer almıştır. 4956 sayılı yasanın 57 maddesiyle yasanın bu maddesi 8.8.2001 tarihinden geçerli olmak üzere 2.8.2003'de yürürlüğe girmiştir. 4956 sayılı yasanın bazı maddelerinin 619 sayılı KHK'nin yürürlüğünden kalkma tarihi olan 8.8.2001'den itibaren yürürlüğe girmiş bulunması ve birçok maddesinin ise 2.8.2003'den itibaren yürürlüğe girmiş bulunması nedeni ile 41. madde dahil uygulamalarda karmaşa yaşanmış bulunmaktadır. Bu iki tarih arasına isabet eden dönem için bazı sigortalıların ölüm aylığına hak kazanmaları için eski yasada olduğu üzere yasal boşluk oluştuğu nedeniyle üç tam yıl prim ödeme süresi arandığı halde bazı sigortalılar için ise yasanın yürürlük tarihi 8.8.2001 tarihinden geriye dönük olarak başlatıldığı için zorunlu olarak 5 tam yıl prim ödeme koşulu aranmıştır. Bu nedenle aynı dönem için sigortalıların hak sahiplerine üç ve beş tam yıl olmak üzere iki ayrı uygulama yapıldığı görülmüştür.
Oluşan eşitsizliği ortadan kaldırmak amacıyla 1479 sayılı yasanın 41. maddesinin ilk fıkrasının yürürlüğe giriş maddesi olan 57/b maddesinin iptali için 11.3.2004 tarihinde Anayasa Mahkemesine 3. kez iptal başvurusunda bulunulmuştur. Bu husustaki iptal kararı henüz resmi gazetede yayımlanmamıştır.
Somut olayda, gerek ölüm tarihi, gerekse davanın açılış tarihi itibariyle yasal boşluk dönemine denk geldikleri anlaşıldığından, davacıların ölüm aylığına hak kazanabilmeleri için, 3 tam yıl prim ödeme koşuluna tabi tutulmaları gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davacının murisi İbrahim Tunçbilek'in primi ödenmiş toplam 3 yıl 6 ay 2 günlük zorunlu Bağ-Kur ve SSK sigortalılığı mevcut olup, toplam prim ödeme gün sayısı 3 tam yılı fazlasıyla aştığından ölüm sigorta kolundan davacının aylığa hak kazanacağı ortadadır. Hal böyle olunca tahsis talep tarihinde askerlik borçlanması bedeli de ödendiğinden tahsis talep tarihini takip eden aybaşı itibariyle ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 09.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy