(506 S. K. m. 14, 16)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş kazası nedeniyle yapılan sağlık harcamaları ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın; davalı işverenden tahsiline ilişkindir. Mahkemece; sadece istenilen miktarlar yönünden talebin kısmen kabulüne karar vermişse de; bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu olayda; davacı taleplerini iki bölüm halinde değerlendirmemiz mümkündür. Birinci bölümde; davacının iş kazası nedeniyle manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı; ikinci bölümde ise; olayın iş kazası sayılması halinde; davalı işverenin sağlık yardımı ve geçici iş göremezlikten doğan tazminattan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği hususlardır.
Buna göre; öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı; sigortalının meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin araştırılıp saptanması gerektiği söz götürmez. Oysa mahkemece; açıklanan doğrultuda bir inceleme ve araştırma yapılmadığı ortadadır.
Öte yandan; davacının sağlık yardımları ve geçici iş göremezlik tazminatını davalı işverenden talep etmesi; yasal olarak mümkün değildir.
Gerçekten 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası hükümlerine göre iş kazası nedeniyle işverenin sigortalısına karşı kurumca el konuluncaya kadar sağlık yardımlarını yapmak ve vizite kağıdı düzenlemek dışında bir yükümlülüğü yoktur. Aksine sözü edilen Yasanın 14/3. ve 16. maddelerinde iş kazası oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımlarından ve geçici iş göremezliği ödemelerinden Kurumun sorumlu olduğu kabul edilmiştir. İşveren; bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında; artık sigortalısına karşı muhatap olmaktan çıkar, kurum doğrudan devreye girer. Esasen işveren de belirtilen sigorta kolu nedeniyle Yasanın belirlediği oranda prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa; Kurumun yaptığı harcamaları kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle; gerek sigortalı gerekse işveren; iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan birbirlerine karşı değil doğrudan Kuruma karşı sorumludurlar.
Belirtilen bu nedenlerle; davalı işverenin sağlık yardımlarından ve geçici iş göremezlik ödeneğinden sorumlu tutulması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davanın niteliği göz önünde tutularak; davacıya olayın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının tespiti için Sosyal Sigortalar Kurumuna başvurması, aksi yanıt alınması halinde ise kurum aleyhine belirtilen hususlar hakkında dava açması için önel verilmesi, açılacak davanın sonucunun beklenmesi, verilen önelin sonucuna göre davacının manevi tazminat talebinin değerlendirilmesi; sağlık harcamaları ve geçici iş göremezlik ödemelerine ilişkin talebinin ise; olayın iş kazası olduğunun saptanması halinde; sorunun kurum tarafından hallinin gerekeceği karşısında bu kalem istemle ilgili olarak duruma göre karar verilmesi gerekeceği ortadadır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy