(506 S. K. m. 108)
Dava: Davacı 12048416 sigorta sicil numaralı kimlik bilgilerinde farklılıklar olan sigortalı işe giriş bildirgesinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 12048416 sigorta sicil numarasında bulunan 1.6.1978 tarihli işe giriş bildirgesinin kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece istek aynen hüküm altına alınmış ise de bu sonuca eksik inceleme ile ulaşılmış olmuş verilen hüküm usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, davacı 20.4.1964 doğumlu olup 6.5.1964 tarihinde nüfusa tescil edilmiştir. Kendisinden sonra doğan ve bebekken ölen 5.2.1966 doğumlu kardeşi Resul Ali'nin kimliğini 1984 yılına kadar kullandığını, bu nedenle, 1.6.1978 tarihli işe giriş bildirgesinin de kendisine ait olduğunu belirterek tespit istemiş ise de, davacının bu iddiası, ekli nüfus kayıt tablosu bilgileri ile çelişmektedir. Küçük yaşta öldüğü iddia olunan ve kendisine 12048416 sigorta sicil numarası 1.6.1978 tarihli bildirge ile verilen kardeşi Resul Ali 5.2.1966 tarihinde doğmuş, 11.11.1968 tarihinde nüfusa tescil edilerek 12.1.1984 tarihinde öldüğü kayıtlarla sabittir. Yine bildirgenin aidiyeti istenilen Resul Ali'ye ait 12048416 sigorta sicil sayılı dosya da, bu kişiye ait 1.8.1976 ila 31.8.1982 tarihleri arasında iki ayrı işyerinden toplam 1110 gün sigortalı çalışmanın bildirildiği de ortadadır. Mahkemece, dinlenen tek bordro tanığı Kadir Aktaş'ın bildirgedeki fotoğrafın davacıya ait olduğu ve birlikte çalıştıkları yolundaki beyanı teknik bir konudaki açıklamayı da içermesi ve işyeri kayıt ve belgeleri ile de desteklenmemesi nedeniyle yeterli sayılamaz. Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için ayrıntılı bir inceleme yapılması gerektiği ortada iken davacının beyanı ile dahi çelişen kayıtların aksine sonuca gidilmesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının kendi kimliğine ait Sosyal Sigortalar Kurumu yada başka bir sosyal güvenlik Kurumu kaydı olup olmadığı sorularak varsa bu çalışmalarına ait tüm bilgiler dosyaya eklenmeli, 1.6.1978 tarihli bildirgede bulunan fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı hususunda bu işlerde uzman teknik bir bilirkişiden yöntemince rapor alınmalı ve özellikle davacının iddiası ile çelişen nüfus kayıt kimlik bilgileri ayrıntılı olarak incelenmeli, gerektiğinde Cumhuriyet Savcılığı kanalı ile re'sen 1966 doğumlu kardeş Resul Ali'nin doğum ve ölüm tarihleri tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, bildirgeye ve Resul Ali'nin bildirimlerine esas işyerlerinden işverenler yanında çalışan kişiye ait tüm belgeler ( bildirge, ücret bordrosu, kimlik bilgileri gibi... ) ile bu işyerlerinden Resul Ali adına yapılan SSK bildirimleri ve belgeleri dahi eklenerek, 1.6.1978 tarihli bildirgenin gerçekten davacıya ait olup olmadığı kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy