(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık İ.İ.K.'nun 96. ve onu izleyen maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece mahcuz eşyaların borçlunun eşi olan 3.kişi tarafından İzmir 3. İcra Müdürlüğünün 2004/2887 takip nolu dosyasından satın alındığından mülkiyetin 3. kişiye ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Haciz karı-koca olan borçlu ile 3.kişinin birlikte oturdukları evde gerçekleştirildiğinden İİK.'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacı 3. kişinin bu karinenin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı hacizli malları İzmir 3.İcra Müdürlüğünün 2004/2887 takip nolu dosyasından 3.9.2004 tarihinde gerçekleşen ihaleden satın aldığını, iddia etmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/15-917 esas ve 1041 karar sayılı 23.9.2002 günlü kararında da belirtildiği gibi hangi türü olursa olsun haciz nedeniyle istihkak davalarındaki amaç mülkiyet hakkının tespiti değildir. Amaç dayanılan hakkın kapsamına uygun eylemli bir durum yaratmak ve hacizli malın iadesini sağlamaktır. Bunu sağlamak için de haczin dayanılan hak karşısında bağlayıcı olup olmadığına bakmak gerekir.
Davacı ev kadınıdır. Bir işte çalıştığı ve geliri olduğu da iddia edilmiş ve kanıtlanmış değildir. Geliri bulunmayan bir ev kadınının ihaleye katılması, kaldı ki geliri de olsa kocasının borcunu icra müdürlüğüne ödeyecek yerde sanki yabancı bir kişinin mallarını satın alıyormuş gibi onun eşyalarını ihaleden alması hayatın olağan akışına aykırı olup alacaklılardan mal kaçırma amacına yöneliktir. Dairemizin istikrar kazanmış içtihatları da bu yöndedir.
Bu durumda muvazaalı işlemlere dayalı olan 3. kişinin istihkak iddiasının kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı (alacaklı)'ya iadesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy