(1479 S. K. m. 24, 35, 38) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, 20.4.1982-25.5.1999 tarihleri arasında toplam 17 yıl 1 ay 2 günlük isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle davalı Kurumca çıkarılan 12.844.92 YTL borcun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışma sonrası isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespitine, yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin iptaline, kesildiği tarihten itibaren yeniden ödenmesine, fuzuli ödemeden dolayı Kuruma borcu olmadığının tespitine yöneliktir.
Mahkemece zorunlu Bağ-Kur ile çakışma sonrası yazılı başvuru olmadığı gerekçesi ile dava ret edilmiştir.
Somut olayda davacının 20.4.1982-11.12.1989 tarihleri arası zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 14.12.1989 tarihinde isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığı başlatılmış primleri icra yolu ile ve toptan itirazsız alınıp 1.6.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. 4 yıl itirazsız yaşlılık aylığı da ödenmeye devam edildikten sonra, yapılan bir incelemede 15.3.1990-1.5.1990 tarihleri arası vergi kaydının bulunduğu, bu süreninde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiğinden zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile çakışma ve sonrası 15.3.1990-1.6.1999 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalılığı ve buna dayalı yaşlılık aylığı iptal edilmiştir.
Mahkemece zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı çakışma sonrası yeniden isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak yazılı başvuru dilekçesi gerekli görülmüşse de buna fiilen imkan yoktur. Çünkü, anlaşmazlığa konu 15.3.1990-1.5.1990 tarihleri arası vergi kaydı 2003 tarihinde nazara alınarak Bağ-Kur sigortalısı olacağı Kurumca kabul edildiği halde 2003 tarihinde de 1990 yılından itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının devamı konusunda dilekçe verilmesi mümkün değildir. Bu durumda Kurumun 1999 yılında geriye yönelik olarak davacıdan 9 yıllık isteğe bağlı sigortalılık primlerini toplu alıp yaşlılık aylığı bağladıktan 4 yıl süre ile yaşlılık aylığı ödedikten sonra isteğe bağlı sigortalılık yönünden ihtilaf çıkarması ve yaşlılık aylığını iptal etmesi MK. nun 2. maddesinde öngörülen objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz.
Mahkemece söz konusu fiili ve hukuki gerçekler nazara alınmadan davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy