(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, 06.08.2003 tarih ve 4958 Sayılı Yasadan yararlanma haklarının saklı tutularak sigortalılıklarının iptali için verilen dilekçenin iptaliyle, isteğe bağlı sigortalılığının devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin dilekçedeki imzanın kendisine ait olmadığının tespiti ile dilekçenin iptali ve 4958 Sayılı Kanundan yararlanma hakkının saklı tutulması ile isteğe bağlı sigortalılığın devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının 01.05.1993 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortalılık süresinin başladığı, başlangıç tarihinden itibaren sadece 1993 yılı Mayıs ayı priminin yatırılıp, başkaca prim ödemesinin olmadığı görülmektedir. 28.04.1994 tarihinde davacı tarafından isteğe bağlı sigortalılığının iptalinin istendiği görülmektedir.
28.04.1994 tarihli isteğe bağlı sigortalılığın iptal edilmesi istemine ilişkin dilekçedeki imzanın davacıya ait olmadığı Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmiş ise de, sırf bu durum isteğe bağlı sigortalılığın devamını gerektirmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.02.2003 tarihli 2003/21-126 K, 2003/99 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, uzun süre isteğe bağlı sigorta primi ödenmemesi hali, isteğe bağlı sigortalılığa devam etmeme iradesini açıkça ortaya koymakta olup, geriye yönelik olarak primlerin topluca ödenmek suretiyle isteğe bağlı sigortalılığın devamına karar verilmesi mümkün değildir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy