(1475 S. K. m. 77) (818 S. K. m. 41)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan U. AŞ., T. AŞ. ve ihbar olunan A O. AŞ. vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. E. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- İhbar olunan A O. HUMK.'nun 53. maddesi uyarınca yöntemine uygun olarak davaya müdahil olmadığından temyiz dilekçesinin reddine,
2- Davacılar ile davalıların temyizine gelince; temyiz nedenleri ve bozmanın niteliğine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3- Dava nitelikçe zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan kazalının hak sahiplerinin uğradığı maddi ve manevi zararların giderimine ilişkindir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak ve bu koşulları sağlayacak araçları noksansız bulundurmakla yükümlüdür. Bu konu İş Kanununun 77. maddesinin açık hükmüdür. Hükme esas alınan kesinleşmiş ceza dosyasındaki kusur raporu tır sürücüsü G. O.'a 3/8 kazalıya ise 5/8 oranında kusur yüklemek sureti ile sorumluluğu ceza hukuku ilkeleri doğrultusunda şahsileştirilmiş bir rapor olup, işverenin iş güvenliği kuralları çerçevesindeki sorumluluğunu belirler nitelikte değildir. Öte yandan hukuk hakimi ceza mahkemesinde belirlenen maddi olgularla bağlı ise de kusur oranları ile bağlı bulunmamaktadır.
Bir başka anlatımla hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişiler İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine, kazanın olduğu yerin özelliğine göre işyerinde uyulması gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek sureti ile, işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemlerin alındığı hangi önlemlerin alınmadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek sureti ile kusur oranı ve aidiyeti hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamalıdırlar. Hal böyle olunca hükme dayanak alınan kusur raporunun İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği, giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: O halde, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek, temyiz sebepleri ve bozma kapsamına göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy