(818 S. K. m. 142)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-) Dava, iş kazası sonucu maluliyet nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının, dava dilekçesinin konu ve sonuç bölümünde 10.000.000.000 TL manevi tazminat istediği ve harcını da buna göre yatırmış olduğu dikkate alınarak, olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, oluşan elem ve ızdırabın derecesine, tarafların Sosyal ve ekonomik durumuna paranın alım gücüne özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine, hak ve nesafet kurallarına göre davacı için hükmolunan 8.000.000.000 TL manevi tazminat azdır.
2-) Ankara 9. İş Mahkemesinin 4.6.2003 günlü ve 2002/1307 Esas, 2003/1020 Karar sayılı dosyasında TEDAŞ A.Ş ve TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğü hakkında iş kazası nedeniyle talep edilen tazminatın müteselsilen tahsili için açılan davada, olay tarihinde davalı TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğü tüzel kişiliğe sahip bir kuruluş olduğundan davalı TEDAŞ A.Ş. hakkında açılan davanın husumetten reddine, diğer davalı yönünden dosyanın yetkili Diyarbakır İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Diyarbakır İş Mahkemesinde açılan İşbu davada hükme dayanak alınan 20.4.2004 ve 24.12.2004 tarihli kusur raporlarında ise, TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğüne ait irtibat santrali ile TEDAŞ A.Ş trafo merkezindeki binada elektriklerin kesik olmasından dolayı telsiz haberleşmesinde bir aksama olmasından sorumlu tutularak TEDAŞ A.Ş % 45; TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğü % 45 ve davacı % 10 oranında kusurlu bulunmuştur. Öte yandan, Borçlar Kanununun 142. maddesine göre Alacaklı müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyerdir. Borcun tamamen edasına kadar bütün borçluların mesuliyeti devam eder. Somut olayda, Ankara 9. İş Mahkemesinin 4.6.2003 günlü ve 2002/1307 Esas, 2003/1020 Karar sayılı dosyasında davacı, TEDAŞ A.Ş ve TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğü hakkında, iş kazası nedeniyle talep ettiği tazminatın müteselsilen tahsilini talep etmesine ve her iki işverenliğin kendi iç ilişkilerinde rücu haklarının saklı olmasına ve davacının müterafik kusuru gözönünde tutularak tazminatın belirlenmesi gerekmesine rağmen, TEDAŞ A.Ş hakkındaki dava husumetten reddedildiği ve buna ilişkin karar kesinleştiği için işbu davada tek başına davalı olan TEDAŞ Diyarbakır Müessese Müdürlüğünün % 45 olan kusuru oranında sorumlu olduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-) Davacıya, kesinleşen % 18 maluliyet oranı üzerinden SSK'ca gelir bağlanmasına rağmen hükme dayanak alınan 7.5.2004 tarihli hesap raporunda % 19 maluliyet oranının esas alınması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy