(506 S. K. m. 52, 53)
Dava: Davacı 1.7.2001 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı maluliyetinin işe girişten sonra oluştuğunun tespiti ile 2001 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına aksi Kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece hükümde belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının akıl hastası olduğu dosyadaki Trabzon Numune Hastanesinin 30.1.2001/1111 sayılı raporu, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 3.4.2001 gün ve 1126 sayılı raporu, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 18.5.2000 gün ve 1223 sayılı raporu ile Adli Tıp Kurumunun 15.12.2004 gün ve 4610 karar sayılı raporlarıyla açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının dava açma hak ve ehliyeti bulunmamaktadır. Kendisine vasi tayin edildiğine ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı gibi adına dava açan vekilinde vekaletnamesinin vasiden değil bizzat davacıdan olduğu görülmektedir. Bu durumda davacıya vasi atanmış ise vasi tarafından vesayetnamesiyle başvurularak açılan davaya izin alınmalı vasi atanmamış ise vesayet makamından (Sulh Hukuk Hakimliğinden) davacıya kendisine vasi tayin edilmesi bu husustaki vasi kararının dosyaya konulması ve davaya takip için vasiye izin verilmesi gerekirken bu yönlerin göz ardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy