(2004 S. K. m. 44, 96, 97/A) (818 S. K. m. 179)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine davalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu makine 03.02.2003 tarihinde: Erzincan Kereste ve Ticaret Limited Şirketi adresinde haczedilmiştir. Bu şirket; aslında 17.02.1998 tarihinde unvan değişikliği ile Dokuvizyon Tekstil İnşaat Tur Sanayi ve Limited Şirketi ünvanını alan, takip borçlusu şirkettir. İ.İ.K.'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacı 3. kişinin karine aksini; güçlü ve inandırıcı delillerle ispat gerekmektedir.
Davacı; borçlu şirketin ortaklarından biri iken aynı adreste Erzincan Kereste Orman ve Tekstil Ürünleri ünvanı ile faaliyete başladığı bundan sonra borçlu şirketin tüm mallarını faturalı olarak 30.07.2000 de devraldığı 10.07.2000'de de borçlu şirket ortaklığından ayrıldığı ancak; aynı adreste faaliyete devam ettiği anlaşılmaktadır. Yapılan tüm bu işlemlerin, borçlu şirketin üstü örtülü devri niteliğinde olup; alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğu açıktır. Bir an için devirlerin iyi niyetli olduğu düşünülse dahi; davacının borçludan 03.07.2000 tarihinde işyerini devralırken İİK'nun 44. koşullarına uygun bir devrin yapıldığını iddia ve ispat edilmemiştir. Kaldı ki, B.K.'nun 179 madde gereğince de; devralan kişi olarak; devir aldığı borçlunun borçlardan sorumlu olacağı da açıktır.
Öte yandan; davacı 3.kişi, haciz adresi maliki olarak bu işyerini Baba Levent Gök'e makinalarla kiraya verdiğini iddia etmiş ise de; davacının ibraz ettiği 11.01.2001 tarihli kira sözleşmesinde aslında kendisinin kiracı olduğu; anılan şahsa kiralama ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı da dikkate alındığında; davacının iddialarında samimi olmadığı giderek karine aksini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle de davacı 3. kişinin davasının reddi gerekirken; aksi düşüncelerle kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy