(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3, 79)
Dava: Davacı, 01.01.1992 tarihinden sonra Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ve S.S.K'lı çalışmalarının geçerli olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi F. Ekizoğlu tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Davacı, Limited Şirket ortaklığı nedeniyle 20.12.1982 tarihinden itibaren başlatılan Bağ-Kur sigortalılığının 1.1.1992 tarihinde sona erdiğinin tespitiyle bu tarihten sonraki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline ve SSK'ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 1992 yılından itibaren kendi nam ve hesabına çalıştığına dair belge olmadığından bahisle davanın kabulüne 1.1.1992-1.1.1999 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, bu dönemdeki SSK.'na tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının şirket ortaklığı nedeniyle sigortalılığı 20.12.1982 tarihinden itibaren başlatılmak suretiyle Bağ-Kur'a 5.10.1990 tarihinde re'sen kayıt ve tescilinin yapıldığı, şirketin re'sen tasfiye edildiği 1.1.1999 tarihine kadar ortaklığının devam ettiği, davacının 1.1.1992 öncesi ve sonrasında SSK'ya kısmi olarak bildirilmiş çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 20.12.1982-1.1.1992 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı olduğu uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlık devam eden şirket ortaklığı nedeniyle 1.1.1992-1.1.1999 arası Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağına ve bu dönemde SSK sigortalısı olup olamayacağına ilişkindir.
1479 sayılı Yasanın 24-I.d maddesi gereğince Limited Şirket ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Öte yandan 506 sayılı Yasanın 3. maddesinin I-F.K bentleri kanunla kurulu Emekli Sandıklarına aidat ödemekte olanlarla herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı hükümlerini içermektedir. Dava konusu dönemde devam eden Limited Şirket ortaklığı nedeniyle yasa gereği olarak davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu açıktır. Ayrıca 1.1.1992 tarihinden sonra vergi dairesince şirket adına yapılmış olan re'sen vergi tarh ve tahsilatları mahkemenin kabulünün aksine bağımsız faaliyette bulunmanın belgesi niteliğindedir. Her ne kadar uyuşmazlık konusu dönemde davacının SSK kayıtlarına geçmiş hizmetleri bulunmakta ise de Yargıtay'ın ve giderek dairemizin yerleşmiş görüş ve uygulamaları, bu durumda önceden başlayan ve kesintisiz devam eden sigortalılığa değer verilmesi yolundadır. Hukuk Genel Kurulu'nun 22.6.2005 tarih ve 2005/21-370 esas sayılı kararındaki görüşte bu doğrultudadır. Davacının şirket ortaklığı nedeniyle önceden başlayan sigortalılığı kesintisiz biçimde 1.1.1999 tarihine kadar devam ettiğine göre Bağ-Kur sigortalılığının 1.1.1992 tarihinde sona erdiğinin ve uyuşmazlık konusu dönemde SSK. sigortalısı olduğunun kabulü olanaksızdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy