(1479 S. K. m. 24) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 03.10.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonca işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı; Bağ-Kur sigortalılık başlangıcının 03.10.1989 tarihi olduğunun tespitini istemiş istem mahkemece red edilmiş ise de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Davacı 30.03.1998 tarihinde; 03.10.1989 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiş, 29.05.1998 tarihinden itibaren de, geçmişe dönük primleri de dahil tüm primlerini 2003 yılına kadar düzenli olarak ödemiştir. Kurum 2004 yılında; davacının 03.10.1989-31.10.1994 döneminde ücretli şoför olarak vergi kaydının bulunduğundan bahisle sigortalılık başlangıcını 02.11.1994 tarihi olarak belirlemiştir. 25.11.2004 tarihli Şehitkerim vergi dairesi yazılarından davacının vergide kayıtlı olduğu minibüs ücretli şoför ibaresi bulunduğu, aynı minibüs nedeni ile davacı ile aynı soyadı taşıyan Ayten Erişik'in de vergi mükellefi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının, SSK'da da kaydı olmadığına göre, aynı minibüsü Aytenle birlikte işlettiği ve minibüste de şoför olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı kurumun, davacıyı Şehitkerim vergi dairesindeki kaydı nedeni ile kurum sigortalısı olarak tescil ettikten ve primlerini uzun süre kullanıp davacıya yaşlılık aylığı yönünden umut verdikten sonra; sigortalılık başlangıcını 6 yıl geriye çekmesi Medeni Kanunun 2. maddesinde anlatımını bulan iyi niyet kuralları ile bağdaştığı söylenemez.
Davacının, zorunlu sigortalılık niteliği taşımasa bile 03.10.1989-02.11.1994 dönemde sigortalı olarak Bağ-Kur üyesi olduğunun kabulü gerekirken aksi düşüncelerle talebin reddi isabetsizdir. ( Nitekim aynı yönde H.G.K. 01.10.1997 tarih 1997/10-578 Esas 1997/758 Karar )
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy