(2004 S. K. m. 44, 96, 97) (818 S. K. m. 179, 231)
Dava: Davacı, (3.kişi) Akdan Makine Petrol İnş. Ltd. Şti. vekili Avukat Fatma Ç. ile davalı, (alacaklı) 1- Eyüpoğlu Çelik İskele Kalıp Sis İnş. Rek. San. Tic. A.Ş. vekili Avukat Emel K. (borçlu) 2- Or-Yapı İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. vekili Avukat Abdurahman H. aralarındaki istihkak davası hakkında Kadıköy 3.İcra Mahkemesinden verilen 26.5.2004 gün ve 1361/646 sayılı kararın Onanmasına ilişkin Dairemizin 30.11.2004 gün ve 7853/10368 sayılı ilamına karşı davalı (alacaklı) ile (borçlu) vekilleri tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı 3.kişinin; İİK.'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası, mahkemece kabul edilmiş; dairemizin 30.11.2004 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı alacaklı ve borçlu karar düzeltim talebinde bulunarak, yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Talep doğrultusunda yeniden yapılan inceleme sonucunda, kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
1- Dava konusu taşınır mallar; takip dayanağı bonoda belirtilen ve borçlunun Ticaret Sicilinde tescilli adresinde 8.10.2001 tarihinde haczedilmiştir. İİK.'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla davalı alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Davacı 3.kişi takip dayanağı bonoların düzenleme tarihleri 6.12.2000 tarihinden sonra, davalı borçluya ait işyerinin 27.3.2001 tarihinde borçluya ait işyerinin 27.3.2001 tarihinde borçlu tarafından Yılmaz Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 28.9.2001 tarihinde de bu şirket tarafından kendisine ait Aktan Makine Petrol San. ve Tic. Ltd. Şirket adi nitelikteki devir sözleşmesi ile devredildiğini ileri sürmüştür.
Borç doğumundan sonra kısa aralıklarla bedelin dahi belirtilmediği basit şekilde düzenlenmiş adi nitelikteki sözleşmelerle işyerinin devredilmesi yaşam deneyimlerine aykırı olup danışıklı işlemler olduğunun göstergesidir. Danışıklığa dayanan istihkak iddiasının dinlenemeyeceği Dairemizin, giderek Yargıtay'ın istikrar kazanmış görüşüdür.
Kaldı ki davacı tarafından dava konusu prefabriklerle ilgili hiçbir fatura ibraz edilmemesine rağmen bilirkişinin aynı mahkemenin 2001/1311 sayılı dava dosyasının konusu hacizli mallarla ilgili raporun bu dosya içinde düzenlenmiş olduğu dolayısıyla bu dava konusu mallarla ilgili bir rapor olmadığı dikkate alınmadan karara esas alınarak karine aksinin davacı tarafından ispat edildiğinin kabulüne de imkan bulunmamaktadır.
Öte yandan bir an için işlemlerin danışıklı olmadığı kabul edilse dahi; işyeri devirlerinin İİK.'nun 44. madde koşullarına uygun şekilde yapıldığı iddia ve ispat edilemediği gibi, B.K.'nun 179. madde gereğince de devir alan şahıs, devreden borçlunun borçlarından sorumlu olduğundan; davalı alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Bu nedenlerle; davacı 3.kişinin davasının reddi gerekirken; aksi düşüncelerle kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Kabule göre de; dava konusu mallar yargılama sırasında alacaklı tarafından 21.2.2002 tarihinde yapılan ihalede 12.540.000.000 TL. bedelle alacağa mahsuben satın alınmasına rağmen; mahkemece bu mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi de hatalıdır.
Gerçekten İİK.'nun 97/10. maddesi, istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz malın paraya çevrilmesi durumunda dava konusunun bedele dönüşeceğini öngörmektedir. Yasada, mahcuz malın ihalede dava dışı 3.kişiye satılırsa dava konusunun bedele dönüşeceği, takip alacaklısına satılırsa bedele dönüşmeyeceği şeklinde bir ayrım yapılmamıştır. B.K.'nun 231. maddesine göre alacaklı malın mülkiyetini ihale anında kazanmıştır. H.G.K.'nun 31.10.1990 E:1990/15-375, 1990/530 sayılı kararında da vurgulandığı gibi ihalenin yasada açıklanan şartlara uygun olmadığı yada muvazaa ile illetli olduğu ileri sürülüp iptal edilmediğine göre alıcının mülkiyet hakkını ortadan kaldırır şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Dairemizin oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu yöndedir.
Ayrıca; yine kabule göre; dava konusu hacizli mallar ihale ile satılarak paraya çevrildiğinden malların gerçek değere; ihaledeki satış tutarıdır. Bu bedel; takip konusu alacak tutarından daha az olduğundan davanın kabulü halinde karar, ilam harcı ve vekalet ücretinin bu bedel üzerinden hesaplanması gerekirken, aksi düşüncelerle fazla olan değerin esas alınması da usulsüzdür.
Sonuç: Mahkemece; bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan karar verildiğinden; davalıların karar düzeltim talepleri kabul edilerek, Dairemizin 30.11.2004 tarihli Onama kararı kaldırılarak ve mahkemenin 26.5.2004 tarihli kabul kararının BOZULMASINA, davalı alacaklı ile borçluya Onama ilamında yatırılan temyiz harcı ile karar düzeltme harcının iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy