(506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı kurum işleminin iptaliyle prim aslı borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava davacının borcuna mahsuben yatırdığı meblağın prim aslı borcu yerine gecikme zammına mahsup edilmesine ve gecikme zammına faiz işletilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile prim aslı borcunun bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Prim ve gecikme zammı borcunun birlikte bulunması halinde; borçlu tarafından yapılacak ödemelerin öncelikle gecikme zammından mahsup edilmesi gerektiği yönündeki kurum işlemi yerindedir. Ancak davacı dava dilekçesinde davalı kurumdan aldığı 28.8.2003 tarihli hesap döküm cetvelinde prim aslının 3.848.633.485 TL gecikme zammının 5.730.267.143 TL olarak gözüktüğünü ileri sürmüş davalı Kurum'un 14.5.2004 tarihli hesap döküm cetvelinde davacının 31.8.2003 tarihi itibariyle 1.9.2003 tarihinde yaptığı ödemenin tenzilinden sonra 1.134.914 TL prim aslı 5.737.890.716 TL gecikme zammı borcu bulunduğu, 14.5.2004 tarihli hesap döküm cetvelinde 31.5.2004 tarihi itibariyle 6.910.916.951 TL prim aslı borcu bulunduğu gecikme zammı borcu bulunmadığı bildirilmiş 18.9.2003 tarihli ve 7.4.2004 tarihli hesap döküm cetvelinde de prim aslı borcu bulunduğuna gecikme zammı borcu bulunmadığına ilişkin benzer bildirimler yapılmıştır.
Davalı Kurumun hesap cetvelleri birbirleriyle ve davacının iddiası ile çelişmektedir.
Mahkemece davacının davalı Kurum'a 28.8.2003 tarihi itibariyle ne miktar prim aslı ne miktar gecikme zammı borcu bulunduğu açıkça saptanmadan sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş davacının 28.8.2003 tarihi itibariyle davalı Kurum'a borçlu bulunduğu prim aslı ve gecikme zammı miktarını tereddüde meydan vermeyecek şekilde tesbit edilip davacının 19.9.2003 tarihinde yapmış olduğu 3.848.633.485 TL ödeme gecikme zammı borcundan tenzil edildikten sonra arta kalan bir meblağ var ise bunu prim aslı borcundan mahsup ederek sonuca gitmektir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy