(2004 S. K. m. 8, 99)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, alacaklının İİK'nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Davalı 3. kişi; 7.7.2004 tarihinde yapılan haciz sırasında; borçlu eşi H. Cihangir Kasapoğlu'ndan boşandığını ve ev eşyalarının kendisine ait olduğunu beyan ederek; istihkak iddiasında bulunmuştur.
Dava konusu ev eşyalarının 7.7.2004 tarihinde davalı 3.kişi ve borçlunun anlaşmalı boşanmaya rağmen birlikte oturdukları evde haczedildiği, İİK'nun 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Nitekim, davalı borçlunun iş adresinde aynı gün yapılan haciz sırasında bulunan su ihbarnamesindeki ev adresi, davaya konu haczin uygulandığı Güzelyalı Mah.18. Sok. Anıl Apt. B Blok Kat:5 Daire:14 adresidir. Öte yandan, Güzelyalı Mahallesi muhtarlığı, cevabi yazısında 3.kişi ile Borçlunun halen birlikte oturduklarını bildirmiş, tanık olarak dinlenen muhtar bu hususu duruşmadaki anlatımında yinelemiştir. Bunların dışında, davalı 3.kişi, hacizli malların kendisine ait olduğuna dair mülkiyet belgesi ibraz etmediği gibi kendisine ait geliri olduğuna dair delil de sunmamıştır. Diğer taraftan, dinlenen davacı tanığı Gürhan Dilbilir'in beyanı ise inandırıcı ve hükme dayanak alınacak nitelikte değildir. Dava dayanağı takip konusu borç, 12.1.1999 tarihinde doğmuş, boşanma ise bu borç doğumundan sonra, 18.7.2000 tarihinde anlaşmalı olarak yapılmış ve aynı gün kesinleşmiştir.
Boşanmış olmalarına karşın birlikte yaşamaya devam eden eşlerin boşanmaları danışıklı sayılır ve alacaklının haklarını etkilemez. Hal böyle olunca, davanın kabulü gerekirken yanlış değerlendirme sonucu reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy