(3201 S. K. m. 3, 4, 5)
Dava: Davacı 3201 sayılı Yasa gereği borçlanma isteminin kabulü ile aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 30.5.1983-22.4.1985 tarihleri arasında Libya'da, 5.9.1986-19.9.1987 ve 19.7.1992-23.4.1995 tarihleri arasında Suudi Arabistan'da geçen çalışmalarını 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanabileceğinin tespiti ile aksi yöndeki kurum işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar vermiştir.
3201 sayılı yasanın 3. maddesinde yer alan, kesin dönüş tarihinden itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunma koşulunun Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi 4958 sayılı yasa ile de bu konuda yeni bir düzenlemenin getirilmemiş bulunması karşısında süre şartına bakılmaksızın kuruma müracaat hakkının mevcut olduğuna ilişkin gerekçe doğrudur. Ancak borçlanılmak istenen yurtdışı çalışma süreleri ile ilgili deliller toplanmadan yalnızca başvuru hakkı bulunduğundan bahisle borçlanmanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacının Yurtdışı Sürelerini Borçlandırma Yönetmeliğine uygun olarak yurtdışı çalışmalarını ispatlayıcı belgelerini ibraz edip etmediği araştırılmalı, kurumdan bu hizmetlerle ilgili tüm belgeler getirtilmeli, talep edilen sürelerdeki yurtiçi çalışmaları incelenmeli, kısaca borçlanılmak istenen yurtdışı çalışmaları ile ilgili tüm deliller toplanarak borçlanmaya engel bir durumun mevcut olup olmadığı araştırılmalı, özellikle 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanabilmek için hizmetin geçtiği yabancı ülke yasalarına göre o ülkeye prim ödenmesi gerektiği dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yalnızca süre şartı incelenerek yazılı gerekçelerle istemin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy