(2004 S. K. m. 96, 97/A) (1086 S. K. m. 417) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3. kişi) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde konusu kalmayan dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir. Mahkemece davanın açıldığı 26.3.2004 tarihi itibariyle henüz dava dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmeden haczin kaldırılması nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderinden alacaklının sorumlu tutulmasına karar verilmişse de maddi yanılgıya dayalı sonuç doğru değildir.
Davaya konu haciz 3.3.2004 tarihinde konulmuş davacı 3. kişi 26.3.2004 tarihinde istihkak davasını açmıştır. Alacaklı vekili ise ayrı tarihte istihkak iddia olunan mal üzerindeki haczi kaldırmıştır. Ne var ki dava açılmadan önce haczin kaldırıldığına ilişkin bilginin davacı 3. kişiye ulaştığına ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi yer almamaktadır. Haciz adresi borçlunun takip, ödeme emri tebliğ adresi veya takip dayanağı çek adresi değildir. Haciz adresin borçlularla ilgisi saptanmamıştır. Aksine bu adres davacı 3. kişinin müteahhit dava dışı Çal Ltd. Şti.'nin ise taşeron olarak faaliyet gösterdiği taş ocağıdır. Haciz adresi ve hacizli malın borçlularla ilgisi saptanmadığından İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davacı 3. kişi yararınadır. Bu durumda dava açılmasına sebebiyet veren ve davada haksız olan taraf davalı alacaklıdır.
Mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verirken davada haksız olan davalı alacaklıyı yargılama giderleri ve alacak değerinden daha az olan hacizli mal değeri üzerinden nispi tarifeye göre delillerin toplanmasına ilişkin ara kararının yerine getirilmesinden önce dava konusuz kaldığından tarife hükümleriyle belirli vekalet ücretinin yarısı oranında davacı yararına vekalet ücretiyle sorumlu tutması gerekirken aksine düşüncelerle davalı alacaklı yararına vekalet ücreti tayın edilerek yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı 3. Kişiye iadesine, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy