(506 S. K. m. 79, 80)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.9.1992-10.8.2001 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: Dava, 1.9.1992 ile 10.8.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde sürekli çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine ilişkin karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmeden sonuca ulaşılmıştır.
Bozma ilamında hizmet cetvelinde görülen işe giriş ve çıkış arası süreler yönünden ve 4.8.1998 tarihinden sonraki süre yönünden dönem bordro tanıkları veya komşu işyeri kayıtlarına geçen kişilerin beyanlarına başvurulması güçlü delil niteliğindeki işçilik alacağına ilişkin dava dosyasının da birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılması gerektiği belirtilmiştir. Bozma sonrası mahkemece komşu işyeri sahibi veya çalışanlarının isimlerini temini maksadıyla, C. Savcılığından araştırma istemiş C. Savcılığından gelen yazı cevabında bu niteliklere sahip şahsın bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Bunun üzerine başkaca bir araştırma yapılmayarak resen tanık temin edilmediğinden ayrıca işçilik alacağına ilişkin davada tanık dinlenmeden sulhle sonuca ulaşıldığından ve davalı ikrarının tek başına yeterli olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma öncesinde dinlenen Mahmut Ç. adlı kişi ile Adnan Ö.'ın komşu işyeri sahibi oldukları bildirilmiş olup, bu kişilerin kayıtlara geçip geçmediği araştırılmadan yalnız Cumhuriyet Savcılığının araştırması ile yetinilerek karar verilmesi yerinde olmadığı gibi istem dönemine ilişkin dönem bordroları celbedilip burada adı geçenlerin beyanlarına başvurulmaksızın sonuca ulaşması da yerinde değildir. Öte yandan davalı işverenin davayı kabul etmesinin davacının davasını kabul etmeye tek başına yeterli olmadığından bahisle sulhle sonuçlanan işçilik alacağı dava dosyasını dikkate almamak yerinde değildir. İşçilik alacağına ilişkin dava dosyası her ne kadar kesin delil niteliğinde değil ise de, güçlü delil niteliğinde olup var olan diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonuca ulaşmak gerekir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy