(3201 S. K. m. 4, 5, 6) (2147 S. K. m. 1, 2, 3, 4, 5, 6)
Dava: Davacı, 2147 sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanma ile 01.10.1994 tarihinden itibaren ile 3201 sayılı Yasa gereği emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davacıya 01.09.1994 tarihinde bağlanan aylık 2147 ve 3201 sayılı Yasalara göre yapılan borçlanma dikkate alınarak bağlanmıştır. Davacının bu tarih itibariyle 2147 sayılı Yasaya göre borçlanması geçerli olduğundan bu yasaya göre yaşlılık aylığı bağlanmasında isabetsizlik yoktur. Ne var ki, bu dönemde davacının 3201 sayılı Yasaya göre borçlanması geçerli ise de yurda kesin dönüş şartı gerçekleşmediğinden bu yasadan yararlanarak aylık bağlanması ve ödeme yapılması doğru değildir. Davacı ancak Almanyadan işsizlik yardımının kesildiği 31.03.2001 tarihini takip eden ay başından itibaren 3201 sayılı Yasaya göre aylık alabilir. Bu durumda konusunda uzman bilirkişiye dosya tevdi edilerek 01.04.1994 tarihi itibariyle 2147 sayılı Yasaya göre alması gereken aylığın tespit edilmesi bu tarihten davacının yurda kesin dönüş yaptığı 31.03.2001 tarihine kadar 3201 sayılı Yasadan yararlanması mümkün olmadığından bu yasa uyarınca kendisine yapılan fark ödemenin saptanması ve bu miktar için kuruma borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde davacıya ödenen aylıkların geri ödenmemesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy