(818 S. K. m. 41, 113)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminat ile 3.8.1999-26.10.2001 dönemine ait hüküm altına alınan tazminat alacağına ilişkin faiz alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, bakiye tazminat alacağı ile kısmi dava konusu olup kesinleşmiş ilama bağlanan ve davalıdan tahsil edilen tazminat alacağının olay tarihi ile tahsil tarihi arasında tahakkuk eden birikmiş faizinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece talep gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu madde 113/1 kapsamında alacaklı işlemiş temerrüt faizlerine ilişkin hakkını saklı tuttuğunu asıl borcun sona erme anına kadar beyan etmiş bulunuyorsa veya somut olayın şartları çevresinde böyle bir sonuca varılabiliyorsa asıl borç sona erdikten sonra da temerrüt faizlerinin talep edilmesi mümkün bulunmaktadır. Somut olayda ise davacının A. 1. İş Mahkemesinin 2001/1006 Esas ve 2003/118 Karar sayılı ilamı ile dava tarihinden itibaren yasal faiziyle hükmedilen 6.121.000.000 TL maddi tazminat tutarının 20.1.2004 tarihinde, icra takibi sonucunda ödenmesinden önce, veya ödeme anında olay tarihinden yasal faize ilişkin haklarını saklı tuttuğunu bildirmemiş olması ve işbu dava tarihinin ise 22.7.2004 olması karşısında artık olay tarihinden itibaren yasal faiz isteyemeyeceği gözardı edilerek faiz konusundaki isteminin kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Davacının bakiye alacak konusundaki istemine gelince; iş kazasına maruz kalan sigortalının tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunludur. Öte yandan asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan mahkeme bu hususu re'sen nazara almakla yükümlüdür. Oysa mahkemece hiçbir inceleme yapılmadan kesinleşen dosyada esas alınan hesap raporundaki, davacı yönünden ek dava konusu yapılan miktara aynen hükmedilmiştir.
Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden hak sahiplerinin tazminatını belirlemek ve belirlenen bu zarardan en son katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerinde yapılan artışlar indirilmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermek ve tahsil edilen miktara ilişkin faiz talebini red etmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yeniden hesap yapılmadan ek dava konusu yapılan miktara aynen hükmedilmesi ve kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinin kabulü usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 4.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy