(506 S. K. m. 140)
Dava: Davacı eksik işçilik bildirimi nedeniyle davalı kurumca düzenlenen 22.3.2002 tarih ve 10 sayılı müfettiş raporuna dayanan işlemlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, eksik işçilik incelemesiyle ilgili olarak davalı Kurum müfettişliğince düzenlenen 22.3.2002 tarih ve 10 sayılı rapora dayanan işlemlerin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, ardından ilgili kararın temyiz edilmesi sonucu kararın Dairemizce bozulmasına karar verilmiş; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-) Bozma ilamı sonrasında SSK kurumundan gelen 21040 sayılı 27.5.2005 tarihli yazıda prim nedeniyle oluşan prim borcu ile gecikme zammı toplamının 29.861.474.401 TL olduğu borcun ödendiği bildirilmiş ise de yazı ekinde sunulan ödeme makbuzlarında ödenen prim ve gecikme zammı toplamının 9.653.626.676 TL olduğu görülmektedir. Şu halde öncelikle ödenen prim ve gecikme zammı tutarının ne kadarının ödendiğini gösterir ödeme makbuzlarının taraflardan getirtilerek çelişkiyi hiç kuşkuya yer bırakmaksızın gidermek gerekir. (ödeme tarihinde ödenmesi gereken prim ve gecikme zammı miktarı ayrı ayrı belirtilmek suretiyle)
2-) Bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporunun ise, prim borcuna uygulanacak gecikme zammı dikkate alınmaksızın düzenlendiği görülmektedir.
Aynı zamanda ödenmesi gereken prim tutarının bilirkişilerce hesaplanış yöntemi de denetimden uzaktır. Bozma ilamından sonra ödenen prim ve gecikme zammı tutarının ödenmesi gereken prim tutarından tenzili işlemi yapılırken ise; prim ödeme tarihindeki ödenmesi gereken prim ve gecikme zammı hesabı yapılmadan hangi tarihte ödenmesi gerektiği belirtilmeden hesaplanan prim tutarından bozma ilamı sonrası ödenen prim ve gecikme zammı tutarının tenzil edilmesi yerinde değildir. Öte yandan idari para cezası, idari para cezası gecikme zammı, ve idari para cezası tecil faizinin de ödenmesi gereken prim ve gecikme zammı hesabında dikkate alınmaması gerekir.
Yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın mahkemece yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy