MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2006
NUMARASI : 168-284
Davacı, 27.12.1983-01.08.1989 tarihleri arası prim borçlarını ödemiş olduğundan 1479 sayılı Yasa gereği sigortalı olduğunun tespiti ile aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davacının 27.12.1983-1.8.1989 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 09.02.2004 tarihi itibariyle tahsise hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davacının,13.11.1989 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-kur’a giriş bildirgesi ile 27.12.1983 tarihi itibariyle, 27.12.1983-31.12.1984 ve 27.7.1989-30.7.1992 tarihleri arasındaki meslek kuruluşu kaydına dayanılarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının 31.12.1984-27.7.1989 tarihleri arasında ne meslek odası ve esnaf sicil kaydı, ne de vergi kaydı bulunmamasına rağmen ödediği primler Kurumca yıllarca kullanılmış ise zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı ve tüm bu durumlar değerlendirilerek tahsise hak kazanıp kazanmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacının 31.12.1984-1.8.1989 tarihleri arasında meslek odası ve vergi kaydı bulunmasa da, davalı Kurumun 15.6.2004 tarihli cevabi yazısı göz önünde bulundurulduğunda primlerin 1992 yılında 4 taksit halinde geriye yönelik olarak Kurumca tahsil edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, davalı Kurumun anılan yazısı dikkate alınarak 1992 yılında 4 taksit halinde geriye dönük olarak tahsil edilen bu primlerin ihtilaflı dönemi kapsayıp kapsamadığı, kapsıyorsa ne kadarını kapsadığı davalı Kurumdan sorulup saptanmak; bu primler uzun yıllar kullanıldıktan ve davacıya sosyal güvenlik yönünden ümit verildikten sonra, 1992 yılında tahsil edilen primlerin kapsadığı dönemdeki sigortalılığın iptal edilmesi Medeni Kanunun 2.maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı ve kazanılmış hakları ortadan kaldırmak anlamına geleceği için, davacının bu dönemde de zorunlu Bağ-kur sigortalısı sayılması ve tahsis şartlarının buna göre değerlendirilmesinden ibarettir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy