(506 S. K. m. 19, 31, 109)
Dava: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacıda 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda oluşan beden güç kaybı oranının tespiti istemine ilişkindir.
Karar: 506 sayılı Yasanın 19. maddesinde geçici iş göremezlik hali sonunda Kuruma ait veya Kurumun sevk edeceği sağlık tesisleri sağlık kurulları tarafından verilecek raporlarda belirtilen arızalarına göre iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış bulunduğu Kurumca tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı, 31. maddesinde Kurumun, sigortalıya bağlanacak gelirleri yapılan inceleme ve soruşturmalar sonunda ve gerekli belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde tespit ederek ilgililere yazı ile bildireceği, ilgililerin bağlanan geliri bildiren yazıyı aldıktan sonra bir yıl içinde yetkili Mahkemeye başvurarak Kurum kararına itirazda bulunabilecekleri, itirazın reddi hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmesiyle Kurum kararının kesinleşmiş olacağı, 109. maddesinde de sigortalıların iş görmezlik hallerinin tespitinde, Kurum Sağlık tesisleri sağlık kurullarınca verilecek raporlarda belirtilen hastalık ve arızaların esas tutulacağı, Kurumca verilen karara ilgililer tarafından itiraz edilmesi halinde durumun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanacağı bildirilmiştir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu'nca verilen karar Kurumu bağlayıcı nitelikte ise de mahkeme, Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile bağlı olmayıp somut maddi gerçeği uzman kuruluşlardan görüş sormak suretiyle tespit etmelidir. Yüksek Sağlık Kurulu Kararı'na itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır.
Yapılan incelemede davacının 26.1.1992 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda sağ ve sol el bileğinde açık kırık, sol tibiada kırık oluştuğu, SSK Sağlık Dairesi'nce 18.5.1993 tarihli karar ile 2.8.1994 tarihinde kontrol yapılmak kaydı ile sürekli iş göremezlik derecesini %42.2 olarak belirlenip davacıya gelir bağlandığı, kontrol sonucu anılan dairece 22.9.1994 tarihli karar ile 4.9.1996 tarihinde kontrol yapılmak kaydı ile sürekli iş göremezlik derecesi %32 olarak belirlendiği, kontrol sonucu 27.2.1997 tarihli karar ile kontrole gerek olmadığına, sürekli iş göremezlik oranının %13.2 olarak kesin olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Körfez İş Mahkemesi'nin 1999/1390 Esas nolu dosyasında görülen SSK tarafından işverene karşı açılan rücu davasında davalı işverenin talebi üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan 12.1.1998 tarihli raporda sürekli iş öremezlik oranının %31.2 olarak belirlendiği ve anılan mahkemece bu oran esas alınarak verilen hükmün Yargıtay 10. HD tarafından onanmak suretiyle kesinleştiği, Körfez İş Mahkemesinin 2005/12 Esas nolu dosyasında görülen davacının açtığı tazminat istemli davada Adli Tıp Kurumu'nun 12.1.1998 tarihli raporunda belirlenen oran esas alınarak sonuca gidilmesi üzerine verilen kararın Dairemizin 20.3.2001 tarihli kararı ile maluliyet oranının 506 sayılı Yasanın 109. maddesinde düzenlenen prosedüre uygun olarak belirlenmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine bu davanın açıldığı, görülmektedir.
Sosyal Sigortalar Kurumu gelir bağlama evrakları ile tedavi belgelerinden davacının sürekli iş göremezlik oranının zaman içinde azalma gösterdiği ve 26.1.1992 - 1.9.1994 tarihleri arasında %42.2, 1.9.1994 - 1.10.1996 tarihleri arasında %32 olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının kesin olarak belirlendiği ve kontrol kaydının kalktığı 1.10.1996 tarihinde oranın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan 31.10.2001 tarihli raporda oranın %17 olarak belirlenmesi üzerine çelişkinin giderilmesi için Adi Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmış, 20.12.2001 tarihinde oranın %17 olduğu bildirilmişken, önceden Yüksek Sağlık Kurulu'na başvurulmadığından, bu aşamaya gelindikten sonra gerekmediği halde Yüksek Sağlık Kurulu'na başvurulmuş, anılan kurulca oranın %13.1 olarak belirlenmesi üzerine bu defa çelişkinin giderilmesi için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim görevlilerinden oluşan Tıp Konseyi teşekkül ettirilmek suretiyle bu konseyden rapor alınmış ve Konsey raporunda oranın %10 olduğu bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi ile ilgili ihtilafta söz sahibi olan son tıbbi merci olup bu kurulca verilen rapor mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olduğu halde mahkemece bu hukuki olgu gözetilmeksizin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nce oluşturulan Tıp Konseyi raporunda belirlenen oran esas alınarak sonuca gidilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır. Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle düzeltilerek onanmasına, 25.05.2006 gününde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy