MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 18/10/2006
NUMARASI : 1787-1156
Davacı, 20.6.1983-18.11.1985 tarihleri arası SSK'lı hizmetleri dışında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı 20.6.1983-18.11.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiş, mahkemenin istemin reddine karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının 20.12.1991 tarihinde vergi kaydına istinaden 15.8.1982 tarihinden geçerli olarak tescilinin yapıldığı 15.8.1982-20.6.1983, 18.11.1985-2.3.1990, 10.7.1990-21.3.2005 tarihleri arasında vergi kaydının, 12.1.1988-27.7.2005 tarihleri arasında manavlık mesleğinden dolayı Cihanbeyli Esnaf ve Sanatkarlar odası kaydının, 11.2.1998-28.7.2005 tarihleri arasında da Konya Esnaf ve Sanatlarlar Sicil kaydının bulunduğu, 1.4.1984 ila 15.6.1985 tarihleri arasında 395 gün S.S.K.'na tabi sigortalı çalışmalarının olduğu, bu durumda davacının uyuşmazlık konusu dönem olan 20.6.1983-18.11.1985 tarihleri arasında vergi kaydı, esnaf ve sanatkarlar sicil kaydı, veya meslek odası kaydı bulunmadığından zorunlu Bağ-Kur sigrtalılık şartlarını taşımadığı açıktır. Ancak davacının 15.8.1982 tarihinden 30.12.1991 tarihine kadar olan dönemi kapsayan tüm prim borçlarını 30.12.1991 tarihinde kendi isteği ile ödediği bu tarihten sonrada 2005 yılına kadar prim ödemelerinin düzenli olarak devam ettiği açıktır.
Davalı kurumun geçmişe yönelik olarak uyuşmazlık konusu dönemde kapsar şekilde prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonrada davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanu.’nun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacaktır. Sosyal Güvenlik Kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve uyarması zorunlu görev olarak ortaya çıkar. Bağ-Kur’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak sigortalısını uyarmaması sonucu primleri tahsil edilen süreden SSK.’na tabi çalışmanın başladığı tarihe kadar 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve Esas 1997/10-578 Karar, 1997/758; 24.9.2003 gün ve 2003/10-489, 203/489 sayılı kararlarıda bu doğrultudadır.
Bu durumda davacının 21.6.1983-31.3.1984 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümünün reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy