(3201 S. K. m. 3) (2829 S. K. m. 8)
Davacı, 3201 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun, 1.2.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti ile aksi yöndeki kurum işlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davacının 3201 Sayılı Yasaya göre yaptığı borçlanmanın geçerli olduğunun, 1.2.2004 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme istemin kabulüne karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.12.1960-30.8.1973 tarihleri arasındaki T.C. Emekli Sandığı'na, 1.3.1964-21.3.1966 tarihleri arasındaki askerlik süresini borçlanması sebebiyle 2.9.1987 tarihinde 3279 Sayılı Yasa gereğince SSK'na tescilinin yapıldığı, davcının Almanya'da geçen 12.1.1981-2.4.2003 tarihleri arasındaki çalışmalarını 3201 Sayılı Yasaya göre borçlandığı, yurda kesin dönüş yaptığını bildirmesi üzerine davalı kurumca davacıya 8000 gün yurtdışı borçlanması, 720 gün askerlik borçlanması, 1350 gün T.C. Emekli Sandığı hizmeti olmak üzere toplam 10070 gün üzerinde 1.6.2003 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, davalı kurumca davacının yurtdışında 31.1.2004 tarihine kadar işsizlik ve hastalık yardımı aldığının ve yurda kesin dönüş yapmadığının öğrenilmesi üzerine, bağlanan aylığın iptal edilerek ödenen aylıkların borç olarak kaydedildiği, T.C. Emekli Sandığı'nca davacıya 1.2.2004 tarihi itibariyle kısmı aylık (sözleşme aylığı) bağlandığının anlaşılması nedeniyle borçlanmasında iptal edilerek borçlanma talep dilekçesi ve eklerinin 19.1.2006 tarihli yazı ile Emekli Sandığı'na gönderildiği görülmektedir.
Davacının yurtdışında 31.1.2004 tarihinden sonra işsizlik yardımı almadığı anlaşıldığından ve bu durum yurda kesin dönüş yaptığına karine olduğundan aksi davalı kurumca iddia ve ispat edilmediğinden davacının bu tarihi takip eden aybaşı olan 1.2.2004 tarihinde yurtiçi çalışmaları ve 3201 sayılı yasa gereğince yaşlılık aylığına hak kazandığı açık ise de bir sigortalının aynı anda iki ayrı sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık aylığı almasına yasaca cevaz verilmediğinden mahkemece bu konuda araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; T.C. Emekli Sandığı'ndan davacıya kısmi aylık bağlanmasına ilişkin tahsis dosyası ve ekleri getirilerek 3201 Sayılı Yasadaki borçlanma için başvurulacak kurumlarda ilgili 3. madde ve 2829 Sayılı Yasanın aylık bağlanacak kurumla ilgili 8. maddesi hükümleri de gözetilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy