(1479 S. K. m. 24)
Dava: Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Fidan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı 01.03.1982-31.12.1982 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının ihtilaflı dönemde vergi, mesleki kuruluş ve esnaf sicil kaydı veya prim ödemesi olmadığı gerekçesiyle Bağ-Kur sigortalısı sayılmayacağının tespitine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kurlu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 05.03.1982 tarihli giriş bildirgesine istinaden, 01.03.1982 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, ancak davacının 12.04.2006 varide tarihli dilekçesiyle sigortalılık süresinin vergi kaydına göre belirlenmesini istemesi üzerine, 01.03.1982 tarihi itibariyle vergi kaydının bulunmaması nedeniyle bu tarih itibariyle gerçekleştirilen tescil kaydının 2006 yılında iptal edildiği ve 20.04.1982 ve 25.12.1991 tarihlerindeki prim ödemeleri nedeniyle ileriye dönük hizmet verilerek davacının 02.03.2003-08.07.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı sayıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 01.03.1982-31.12.1982 tarihleri arasında oda kaydı, 29.03.1979-01.01.1982 ve 01.12.1994 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı bulunmaktadır. Ayrıca davacının, 03.02.1987-11.03.1994 tarihleri arasında 2538 gün 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalılığı ve 01.04.1994-01.03.2003 tarihleri arasında da isteğe bağlı sigortalılığı bulunmaktadır. Öncesinde Bağ-kurda tescili bulunan davacının uyuşmazlık konusu dönem olan 01.03.1982-31.12.1982 tarihleri arasında kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı ve 20.04.1982 ve 25.12.1991 tarihinde de prim ödemeleri bulunduğundan zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutularak davanın kabulü gerekirken yanlış değerlendirme ile reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy