(506 S. K. m. 79) (YHGK 16.06.1999 T. 1999/21-510 E. 1999/527 K.) (YHGK 05.02.2003 T. 2003/21-35 E. 2003/64 K.) (YHGK 15.10.2003 T. 2003/21-634 E. 2003/572 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-480 E. 2004/579 K.) (YHGK 03.11.2004 T. 2004/21-479 E. 2004/578 K.) (YHGK 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (YHGK 01.12.2004 T. 2004/21-629 E. 2004/641 K.)
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.7.1998-19.1.2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, davacının 01.07.1998-19.1.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tespiti ile ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, işçilik alacakları yönünden davanın tefrikine karar verilmiş hizmet tespiti talebi yönünden de istek tanık sözlerine dayanılarak kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalı işveren tarafından davacı çalışmalarına ilişkin herhangi bir bildirimin yapılmadığı ve işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmediği, davalıya ait mağaza iş yerinin 1.3.2002 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alınmasına rağmen Büyük Beşiktaş Çarşısı No:55/56 adresinde kurulu bulunan bu iş yerine ilişkin 1998 yılına ait işletme defterinin 26.12.1997 tarihinde noterlikçe onaylandığı dolayısıyla tespit talebinin başladığı 1.7.2008 tarihinde iş yerinin faaliyete olduğu kapsamına alınış tarihinden itibaren dönem bordrolarının getirtildiği, davalı işveren tarafından işyeri kayıtlarının ibraz edilip dönem bordrolarında tek çalışanın isminin geçtiği tanık olarak ifadesine başvurulan bordro tanığı E. G. davacının davalı iş yerinde hiç çalışmadığı, kendilerinin müşterisi olduğunu ancak her gün iş yerine sohbet amaçlı geldiğini belirtmiştir. Bordro tanığının anlatımı hayatın olağan akışına aykırı olup inandırıcılıktan uzaktır. İfadesi hükme dayanak alınan tanıklar H. Y. A. ve S. A. davacıyla birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, bu tanıkların komşu iş yeri tanığı oldukları tespit edilmemiş ayrıca tanık H. Y. A. davacıyı tanıdığını tam olarak hangi tarihlerde çalıştığın bilmediğini, tanık S. A. ise çarşıda 8 yıl çalıştığını ancak yılların hatırlayamadığını davacının kendi çalıştığı devrede çalıştığını bildirmiştir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmakta olup hüküm vermeye yeterli değildir.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay'ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile işveren tarafından ihtilaflı dönemin tamamına ilişkin dönem bordrosu verilmediği ve tek bordro tanığının da davacının davalı işyerinde çalışmadığını belirtmesi gözetilerek davacının tespitini istediği 01.07.1998-19.1.2005 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerinin vergi, belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu'nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Erbil Gündüz'e iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy