MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacıların tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine
2-Dava davacıların yakınları olan sigortalının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Sigortalı Mahmut Sezer'in iş kazası sonucu ölümü ile ilgili olayda ölen sigortalının % 10 oranında, davalı işveren tarafın % 90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı kardeş ... ve ... yararına 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL'sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, temyiz nedenlerine göre kesinleşen yönler gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine; "1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın 30.06.2003 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 1.134,00-TL. karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin alınan 945,00-TL. Harcın düşümüyle kalan 189,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.400,00 TL, avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine ,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 2.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine ,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 945,00 TL nispi 13,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 958,45 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan toplam 19,30 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan takdiren 10,00 TL' sının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 20.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy