(YHGK. 05.05.2004 T. 2004/21-298 E. 2004/252 K.) (YHGK. 23.11.2005 T. 2005/10-493 E. 2005/647 K.)
Dava: Davacı, kurum tarafından resen tahakkuk ettirilen ek prim tahakkukunun iptal edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, SGK Çankırı Sigorta Müdürlüğünce işçi S. A.'ın 1999 yılı 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9. aylarına ilişkin sigorta priminin ödemediği gerekçesiyle 1.293.186.263 TL ek prim tahakkuku, ÖİV ve gecikme zammına ait borç çıkarıldığını, işçi S. A.'ın anılan tarihlerde işyerinde çalışmadığı ileri sürerek Çankırı Sigorta Müdürlüğünün 4292 s. yazısı kapsamındaki 1.293.186.263 TL tutarlı resen tahakkuk ettirilen ek prim tahakkukuna ait işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece Çankırı SigortaMüdürlüğünün 4292 s. yazısı kapsamında resen tahakkuk ettirilen 1.293.19 TL (1293.186.263 TL) tutarlı ek prim tahakkukuna ait işlemin iptaline, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Çankırı Sigorta Müdürlüğü yoklama memurunca düzenlenen 29.01.2001 günlü tutanakta işçi S A.'ın işe giriş tarihinin 01.08.1998 olarak belirtildiği, tutanakta davacının eşi A Ö'ın ve işçi S. A.'ında imzalarının bulunduğu, Kurumca düzenlenen tutanak gereği 1999/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9. aylara ilişkin prim borcu, gecikme zammı, EKP, ÖİV toplamı 1.293.186.263 TL borç çıkarıldığı, 05.04.2002 gününde tespit edilen prim borcunun davacıya tebliğ edildiği, çıkarılan prim borcuna karşı davacının 12.04.2002. gününde itiraz ettiği, itirazın Kurumca 05.04.2004 gününde reddedildiği, red kararının 13.05.2004 gününde davacıya tebliğ edildiği, davanın bir aylık kanuni süre içerisinde 28.05.2004 gününde açıldığı görülmüştür.
Mahkemece, Kurumca davacı işverene çıkarılan prim borcunun iptali halinde bu durumun işçi S. A.'ın Kurumca kabul edilen ve prim borcu çıkarılan döneme ait sigortalılık süresinin de iptali sonucunu doğuracağı, bu halde davanın işçi S. A.'ın hak alanını da ilgilendirdiği düşünülmeden, bu kişi davaya dahil edilerek, husumetin yöneltilmesi sağlanıp, ileri süreceği delilleri ve savunmaları toplanmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu yön maddi hata sonucu Dairemizin önceki temyiz incelemesi sırasında göz ardı edilmiş ve Dairemizin 28.01.2008 günlü bozma kararında bozma sebebi yapılmamıştır.
Bozma kararına uyulması usulü kazanılmış hak doğurur ise de, usulü kazanılmış hakkın gerçekleşmesine engel olacak hususlar, Yargıtay uygulaması ve öğretide de kabul edildiği üzere, kamu düzenine ait kurallara aykırı gerekçeler taşıyan ya da maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulması halidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2004/21-298 Esas 2004/252 Karar ve 05.05.2004 günlü, 2005/10-493 Esas 2005/647 Karar ve 23.11.2005 tarihli kararları).
Somut olayda önceki bozma kararında bozma sebebi yapılmayan bu husus kamu düzenine ilişkindir.
Yapılacak iş; davacıya yöntemince işçi S.A.'a husumeti yöneltmesi için önel vermek, bu kişinin savunmasını almak, ileri süreceği delilleri toplamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın taraf teşkili sağlanmadan yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, kamu düzenine ait bu husus nazara alınmalı ve davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 17.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy