MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, Kurum tarafından tebliğ edilen ödeme emrinin zamanaşımına uğraması nedeni ile iptalini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davalı Kurumca düzenlenen 2009/218 takip sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Gerçekten, davaya konu ödeme emrine dayanak olan prim alacağının davacı işçisi ...'in açtığı hizmet tespiti davasının 16.4.2007 tarihinde onanarak kesinleşmesi üzerine, (1991/9 ile 1998/8. aylar arası) çalıştığı tespit edilen sürelere ilişkin primlerin tahsiline yönelik olduğu davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesi içeriğinden anlaşılmakta olup, davacının da bu yöne ilişkin bir itirazı bulunmamaktadır. Davadaki sorun 3.9.2009 tarihinde davacıya tebliğ edilen ödeme emrine konu borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasındadır.Bu yönden davanın yasal dayanağı ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 17.4.2008 gün ve 5754 sayılıYasanın 56. maddesi ile değiştirilen 93/2. fıkrasıdır. Bu madde hükmüne göre " Kurumun prim ve diğer alacakları ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başından başlayarak on yıllık zamanaşımına tabidir. Kurumun prim ve diğer alacakları, mahkeme kararı sonucunda doğmuş ise mahkeme kararının kesinleşme tarihinden .... itibaren zamanaşımı on yıl olarak uygulanır ..." Mahkeme kararı ile belirlenen alacağa dayalı bu takipte, kararın kesinleşme tarihi açıklandığı şekilde 16.4.2007 tarihi olduğundan zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren 10 yıl olacağı ortadadır.
Yapılacak iş; takip dayanağı tüm belgeler dosyaya eklenip, takibin kesinleşmiş mahkeme kararına dayanarak yapıldığının ve kesinleşmeden itibaren 10 yıllık süre içerisinde yapıldığının tespiti halinde, davanın esasını inceleyerek oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy