MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 02.11.2000-01.05.2005 tarihleri arası 506 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 02.11.2000 tarihi ile 01.05.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 02.11.2000 tarihi ile 01.05.2005 tarihleri arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi zorunlu sigortalı çalışmaları ile çakışan süre dışındaki isteğe bağlı sigortalılık süresinin geçerli olduğunun tespitine,isteğe bağlı sigortalılığı iptal eden Kurum işleminin iptaline,Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi zorunlu sigortalı çalışmaları ile çakışan süredeki isteğe bağlı sigortalılığı iptal eden Kurum işleminin yerinde olduğundan bu süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki bilgi ve belgelerden , davacının 01.08.1984-11.12.2003 tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 451 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının olduğu,02.11.2000-11.12.2000 tarihleri arasında 40 günlük sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi ile çakıştığı,davacının 02.05.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunduğu,01.06.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının başlatıldığı, 02.01.2000 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışma nedeniyle durdurulduğu,davacının 02.09.2003 tarihinde 4958 sayılı Yasa’dan yararlanma talebinde bulunduğu,Kurumca talebin kabul edildiği,1995/7-2000/11. ay tarihleri arası prim borçlarının yapılandırıldığı,davacının yapılandırma borçlarını 07.10.2003-29.03.2005 tarihleri arasında düzenli olarak her ay ödeyerek borcunu bitirdiği, 01.05.2005 tarihinde yeniden tescil talebinde bulunduğu, Kurumca 01.05.2005 tarihi itibariyle 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak yeniden tescil edildiği, tescilinin devam ettiği,davalı Kurumca 01.06.1994-02.11.2000 , 01.05.2005-devam ediyor ,şeklinde isteğe bağlı sigortalılık süresinin kabul edildiği,davacının 1994/8,9—1995/5,7. aylarda ve 29.03.2005 tarihi sonrasında her ay düzenli olarak prim ödemelerinin olduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa'nın 85. maddesine göre, malullük yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilmek için isteğe bağlı olarak devam edeceğini belirten bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak, müracaat tarihinden önce 506 sayılı Yasa’ya göre tescil edilmiş olmak, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamak ve buralarda kendi çalışmalarından dolayı aylık bağlanmamış olmak, her yıl için 360 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemek şarttır.
Ne varki isteğe bağlı sigortalı olmak için bir yazı ile Kuruma müracaatta bulunmak şartı geçerlilik koşulu olmayıp ispat koşuludur. Sigortalı müracaatta bulunmamakla birlikte düzenli olarak prim ödemişse primlerini ödediği dönem için isteğe bağlı sigortalı olma iradesini açıklamış, başka bir anlatımla isteğe bağlı sigortalı olmak istediği “ icapta bulunduğu “ Sosyal Sigortalar Kurumunca da primler tahsil edilip kullanılmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olma iradesinin kabul edildiği böylece icap ve kabul ile isteğe bağlı sigortalı olma işleminin tamamlandığının kabulü gerekir.
Somut olayda; 01.06.1994 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilen davacının 02.11.2000 tarihinde başlayan ve Kuruma bildirilen zorunlu sigortalı çalışmaları sebebiyle bu tarihte isteğe bağlı sigortalılık koşullarını yitireceği açıktır. Öte yandan, davacı 4958 sayılı Yasa ile getirilen yapılandırma imkanından, 01.06.1994 tarihinde başlayan isteğe bağlı sigortalılığın, zorunlu sigortalılık nedeniyle durdurulduğu 02.11.2000 tarihine kadar olan prim borçları yönünden yararlanabilir.İsteğe bağlı sigortalı olmadığı 02.11.2000-01.05.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden bu yasadan yararlanamaz. Bu yasadan bu dönemde yararlanabilmesi 02.11.2000-01.05.2005 tarihleri arasında geçerli bir isteğe bağlı sigortalılığın bulunması gerekir.Kaldı ki davacı 4958 sayılı Yasa’dan 01.06.1994-02.11.2000 tarihleri arasındaki prim borçları yönünden yararlanmış ve bu döneme ilişkin prim borçlarını ödemiştir.
Davacı 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalılığının sona erdiği 11.12.2000 tarihinden sonra davalı Kuruma isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilmesi için müracaat etmediği gibi 11.12.2000-01.05.2005 tarihleri arasındaki dönemde düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalığını devam ettirme iradesini de ortaya koymamıştır. Kurumun hatalı işlemi ile geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin de sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı ortadadır. HGK.'nun 2002/21-1062 E, 2002/1098 K ve 25.12.2002 günlü kararı da aynı yöndedir. Hal böyle olunca davalı Kurumca davacının 01.06.1994 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının 02.11.2000 tarihinde bitirilmesi işleminin doğru olduğu kabul edilerek , davanın reddedilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy