MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 3.6.2004-16.1.2006 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 03/06/2004 – 16/01/2006 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği, Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş ictihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra ücret konusu üzerinde durulmalı, tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun m.288 de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmalı, 506 sayılı Kanunun madde. 3 B ve D de olduğu gibi ücretin sigortalı sayılmanın koşulu olan durumlarda ücret alma olgusunun var olup olmadığı özellikle saptanmalıdır. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı gözönünde tutulmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çıkacak sonuca göre karar verilmelidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; ...isimli işyerinin eski ortağı ... tarafından sunulan dilekçe içeriği ile tanık beyanlarına göre, davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile çalışmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de dilekçe içeriği ve tanık beyanları ile dava dilekçesi ekinde sunulan personel kimlik kartı ve ücret ödeme belgeleri arasında açık çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için davacının davalı şirket ya da dava dışı ...isimli işyerinden hangisinde hizmet akdi ile çalıştığının kesin olarak saptanması gerekir. Mahkemece yapılması gereken iş; davalı şirket ile dava dışı ...isimli işyerine ait imzalı bordroları getirterek davacının ücretini nereden aldığını kesin olarak tespit etmek, davacının ücretini davalı işyerinden almadığı saptanır ise ücret ödeme makbuzları ile buna dair belgelerin ve personel kimlik kartının hangi nedenle düzenlendiğini araştırmak, tanık Doktor ...' yu davet ederek davacıyı da kendisine göstermek suretiyle davacının hangi işyerinde çalıştığı hususunda yeniden dinlemek, davalı işyeri ve ...isimli işyerine ait bordrolarda yer alan kişilerden re'sen seçilecek olanları tanık olarak dinlemek ve dosya kapsamında yer alan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece sözkonusu fiili ve hukuki gerçekler ve özellikle 506 sayılı Yasanın 2-9 ve 79/10 maddesi hükümleri dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.