MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 14.11.1997-31.05.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı ... kulübünde 14.11.1997-31.05.1998 tarihleri arasında futbolcu olarak geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Somut olayda davacının tespitini istediği çalışmaların SGK'na bildirilmediği, dört aylık sigorta primleri bordrosunda davacının adına rastlanmadığı ve çalışmanın sonu olan 31.12.1998 tarihinden itibaren dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü süreyi kesen hususlardan olan sigortalı işe giriş bildirgesi, sigorta prim kesintisini içeren ücret bordrosu veya tespti istenen hizmet süresine ilişkin müfettiş raporu gibi belgelerin mevcut olup olmadığı hususlarının da araştırılmadan karar verildiği görülmektedir.
Yapılacak iş, hak düşürücü süreyi kesebilecek belgelerin mevcut olup olmadığı araştırılarak, yok ise davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine, anılan belgelerden birinin varlığı halinde ise, mahkemece dinlenen bordro tanıkları aradan çok uzun zaman geçtiği için çalışmayı ve davacıyı hatırlayamadıklarını beyan ettiğine göre kayıtlara geçmiş, komşu veya benzer işyeri çalışanlarının tanık olarak dinlenmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy