MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 6.5.2002-21.5.2007 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 06.05.2002-21.05.2007 tarihleri arasında kalan sürede davalı Belediyede beton-demir işçisi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının dava konusu dönemde mevsimlik işçi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığının kabulü ile Kuruma bildirilenler dışında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 74 gün hizmetin tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum ve Belediye vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak çalıştığı ve sigortaya bildirilen sürelere ilişkin olarak düzenlenen ücret bordrolarının imzalı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık mevsiminde davalı işyerinde geçen çalışmaların Kuruma noksansız olarak bildirilip bildirilmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece mevsiminde geçen çalışmaların toplamda 74 gün noksan bildirildiğinin tespitine karar verilmişse de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
Gerçekten Kamu kuruluşlarında ücret ödemelerinin her ayın 15’den takip eden ayın 14’ne kadar olan döneme ilişkin olarak yapılması nedeniyle, bununla uyumlu olacak biçimde aylık bildirge ve dönem bordrosu düzenlenerek Kuruma verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle özel sektöre ait işyerlerine göre kamu işyerleri bakımından 15 günlük bir sarkma ile bildirge ve dönem bordrosu düzenlenmesi söz konusudur. Örneklemek gerekirse 4 aylık bordro düzenlenen dönemde 1. dönem bordrosu 15 Ocak-14 Mayıs, 2.dönem bordrosu 15 Mayıs-14 Eylül, 3.dönem bordrosu ise 15 Eylül-14 Ocak tarihleri arası için düzenlenir. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işyeri özel sektöre ait işyeri gibi değerlendirilerek sürelerin her ayın 1’den başladığının kabulü ile Kuruma bildirilmesi gereken sürelerin hesaplandığı ve noksanlık bulunmasının bundan kaynaklandığı görülmektedir. Yukarıda açıklanan değerlendirme hatası dışında 2006 yılında hizmet cetvelinde 15 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasına ilişkin hizmet 2006/5 ayda 30 gün olarak bildirilmiş olup, davacının ücretsiz izinli bulunduğu 15.06.2006-14.07.2007 tarihleri arasında kalan süre için bildirimde bulunulmaması doğrudur. Hal böyle olunca da davacının davalı işyerinde geçip de Kuruma bildirilmeyen çalışmasının bulunmadığı açık olduğundan davanın reddi yerine işyerinin kamu işyeri olduğunu göz ardı eden bilirkişi raporuna değer verilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı işverene iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy