MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.6.2006-17.7.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğünde 15.06.2006 tarihinde çalışmaya başladığı halde işe girişinin 17.07.2006 tarihinde yapılması nedeniyle 2006 yılında 6 aydan az çalışması olduğundan 5620 sayılı Yasanın uygulama tebliği gereğince, 29.06.2007 tarihinde, işten çıkarıldığından bahisle, davalı işyerinde çalışmasının 15.05.2006 tarihinde başladığının ve 15.06.2006- 17.07.2006 tarihleri arasında 32 gün davalı işyerinde çalıştığının giderek 2006 yılındaki çalışmasının 6 aydan fazla olduğunun tespitini istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının çalışmasının 15.06.2006 tarihinden 17.07.2007 tarihine kadar sürdüğü kesintisiz olduğu ve 34 günlük çalışmanın kuruma bildirilmediği ancak talep 32 gün olduğu için taleple bağlı 15.06.2006-17.07.2007 tarihleri arısında kalan sürede Kuruma bildirilenler dışında eksik bildirilen 32 gün hizmetinin bulunduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum ve Belediye vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki isteminin 15.06.2006 tarihinde işe başladığının ve 15.06.2006 ile işverence Kuruma bildirimde bulunulan tarih arasında kalan 32 günlük sürenin tespiti olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesinin bütünü yerine sonuç kısmında sehven yazıldığı belli olan 17.07.2007 tarihinin dikkate alınarak 15.06.2006-17.07.2007 tarihleri arasında kalan dönem bakımından tespit kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Öte yandan davalı iş yeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Davacının imzasını taşıyan hizmet sözleşmesinin 18.07.2006 tarihinde onaya gönderildiği aynı tarihli işe giriş bildirgesi ile 19.07.2006 tarihinden itibaren işe başlayacağı Kuruma bildirildiği ve göreve kabul edildiğinin 22.07.2006 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 27.07.2007 tarihinde işyerinde örgütlü olduğu anlaşılan sendikaya üye olduğu davacının davalı işyerinde işe başlamadan önce Biberci İnşaat İhsan Biberci isimli işyerinden 21.06.2002 tarihinde itibaren dava konusu dönemi de kapsar biçimde 30.06.206 tarihine kadar kesintisiz bildirim bulunduğu hizmet cetvelinden dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalı işyerinin kamu kuruluşuna ait bulunduğu ve kamu kuruluşlarında asıl olanın kayıtlara geçen çalışma olduğu göz ardı edilerek yetersiz tanık anlatımlarının esas alınarak ve dava dilekçesindeki istem yanlış yorumlanarak yazılı şekilde tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabul ve uygulamaya göre de sigorta hizmet cetvelinde 2006/12 ayda 5 gün, 2007/1 ayda ise 9 gün ay içerisinde bildirilmesi gereken hizmet miktarına göre fark bulunmakta ise de bildirilen bu hizmetler dosya içerisinde bulunan imzasız ücret bordroları ile uyumludur. Mahkemece bu aylara ilişkin olarak noksan hizmet bildiriminin dayanağı olan bilgi ve belgelerin Kuruma verilip verilmediği araştırılmaksızın, dosyaya sunulan ücret bordrolarındaki ücretlerin banka aracılığıyla ödenip ödenmediği araştırılmaksızın bu dönemi de kapsar biçimde tespit kararı verilmesi hatalı olduğu gibi Kamu kuruluşlarında ücret ödemelerinin her ayın 15’den takip eden ayın 14’ne kadar olan döneme ilişkin olarak düzenlendiği giderek 2006 yılı temmuz ayındaki ödemenin ve aynı aya ilişkin sigorta bildiriminin davacının işe başlamasının 20.07.2006 olması nedeniyle 20.07.2006-14.08.2006 tarihleri arasında kalan çalışmanın karşılığı olduğunu göz ardı eden bilirkişi raporunun hükme dayanak alınması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.