MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2008
NUMARASI : 2005/1397-2008/804
Davacı, murisinin l0.5.l980- l0.8.l980 tarihleri arası geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, miras bırakanı eşi M.İ.’in davalıya ait hususi bina inşaatında 10.05.1980-10.08.1980 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ihtilaflı döneme ilişkin bordroların iş veren tarafından kuruma verilmediği bu sebeple bordro tanığının dinlenemediği komşu iş yeri tanığı araştırmasında da komşu iş yerinin bulunmadığı bu nedenle komşu iş yerinin kayıtlara geçmiş iş veren ve çalışanlarının tesbit edilemediği anılan sebeplerle davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru değildir.
Davacının murisine ait 10.05.1980 tarihli işe giriş bildirgesinin kurum kayıtlarına yasal süresi içersinde 11.06.1980 tarihinde girdiği görülmüştür.506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu göstermektedir.Fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından mahkemece bozma ilamına uygun şekilde SSK prim bordrolarında kayıtlı kişiler ve benzer işi yapan işverenlerin kayıtlarına geçmiş kimselerin tesbiti amacıyla yapılan araştırmada ihtilaflı döneme ilişkin bordroların verilmediği ve komşu iş yeri çalışanlarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır.Ancak bordro tanığı olmamakla birlikte dinlenen davacı tanıkları davacının murisi M.İ.’in 1980 yılında 3 ay süre ile çalıştığı hususunu doğrulamışlardır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı somut olayda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar bulunduğunun kabulu gerekir.
Mahkemece davanın kısmen kabulune ilişkin ;işe giriş bildirgesi tarihi olan 10.05.1980-ve bildirgenin SSK’na verildiği 10.06.1980 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine ilişkin hüküm davacı yanca temyiz edilmeyerek davalı kurum yararına usuli müktesep hak oluştuğundan davacı murisinin davalı iş veren yanında 10.05.1980-10.06.1980 tarihleri arasında çalıştığına karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın tümümün reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy