(5510 S. K. m. 13, 20)
Dava ve Karar: Davacılar, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.C. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında hizmet akti bulunmadığından davaya asliye hukuk mahkemesince bakılması gereceğinden görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacılar murisi Cengiz'in davalı Mehmet adına tescili bulunan 35 XXX XX plakalı kamyonla aynı davalıya ait A..... Toprak Mahsulleri Ticari İşletmesinde sigortasız şoför olarak çalıştığını, Antalya'ya götürülmek üzere yüklenen patatesleri taşırken kamyonun takviye boşluğu yaparak kontrolden çıkması üzerinde kamyondan atlayan murisin üzerinden arka tekerleklerin geçmesi sonucu öldüğü iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası niteliğinde olup olmadığı, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin hükme en yakın tarihteki peşin sermaye değerinin hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
5510 Sayılı Yasanın 13. maddesinde iş kazasının 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5'inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde bu sürenin iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği, 5510 Sayılı Yasanın 20'nci maddesinde ise iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının hak sahiplerine gelir bağlanacağı bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca hak sahibine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbarda bulunmak ve olayın kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine iş kazasının tespiti davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya kuruma müracaat ederek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için önel vermek ve sonuca göre tazminat istemlerini değerlendirmek, olayın iş kazası olmadığının mahkeme kararı ile saptanması durumunda ise verilecek görevsizlik ara kararla davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatı ile bakmaya devam etmek gerekir.
Mahkemece bu maddi olgular nazara alınmadan yazılı şekilde davanın reddine verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmesi ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy