(5521 S. K. m. 8) (1086 S. K. m. 434) (5510 S. K. m. 4, Geç. m. 7) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılar işveren nezdinde 1.2.1988-12.4.2000 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün davacı ve davalılardan Kurum ile N. A. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine davalı N. A.nın temyiz süresini geçirdiği, sair temyiz edenlerin temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Y. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Hüküm, iş mahkemesinden verilmiştir. 5521 s. İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 tarih içerisinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm, 29.01.2009 gününde temyiz eden davalılardan N. A.'ya tebliğ edilmiş, temyiz ise 19.02.2009 gününde vukubulmuştur. Şu duruma göre, davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir. Bu halde, HUMK.nun 434/2. maddesine göre karar süresinde temyiz edilmemiş olduğundan, 01.06.1990 tarih ve E:1989/03, K:1990/04 s. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davalılardan Nermin Akkaya'nın temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle REDDİNE,
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının 3. bendin kapsamı dışındaki, davalı Kurumun ise 4. bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
3- Davacı, 01.02.1988-12.04.2000 tarihleri arasında davalılara ilişkin işyerinde hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 01.02.1988-09.12.1994 tarihleri arasında 52228.33 işyeri sicil no.lu C. H. işyerinde, 10.12.1994-09.02.1998 tarihleri arasında 52228.33 işyeri sicil no.lu C. H. işyerinde, 10.02.1999-15.01.2000 tarihleri arasında 29990.33 sicil no.lu Y. H. işyerinde, her yıl ramazan ayı dışında sürekli olarak bu kişilerin işyerinde asgari ücretle kesintisiz sigortalı çalıştığının tespitine, sigortalı olan kısımların dışlanmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacıya ilişkin 01.02.1988, 01.06.1994, 10.12.1994 ve 10.02.1999 günlü işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, 10.02.1999 günlü işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu, 10.12.1994 ve 01.06.1994 günlü işe giriş bildirgelerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 24.10.2007 günlü raporunda belirtildiği, davacının 01.02.1988-05.08.1989 ve 10.12.1994-30.12.1998 tarihleri arasında 5222833 sicil no.lu C. H.'na ilişkin işyerinden ve 10.02.1999-15.01.2000 tarihleri arasında 1029990.33 sicil no.lu Y. H.'na ilişkin işyerinden çalışmalarının kısmi olarak Kuruma bildirildiği, 01.06.1994-31.10.1994 tarihleri arasında 61154 sicil no.lu dava dışı Ö. S.'e ilişkin işyerinden 125 tarih hizmetin davacı adına davalı Kuruma bildirildiği, davacının, dava dışı Ö. S.'e ilişkin işyerinde hiç çalışmadığını, davalı işverenlerin kendisinden habersiz bildirim yaptıklarını iddia ettiği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 24.10.2007 günlü raporunda Ö. S.'e ilişkin işyerinden verilen 01.06.1994 günlü işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının Eli ürünü olmadığının belirtildiği, C. H.'na ilişkin 52228.33 sicil no.lu işyerinin 01.11.1987-31.12.1998 tarihleri arasında ve Y. H.'na ilişkin 11029990.33 sicil no.lu işyerinin 10.02.1999-15.02.2000 tarihleri arasında 506 s. Kanun kapsamına alındığı, dönem bordrolarının getirtildiği, davalı işverenler tarafından işyeri kayıtlarının ibraz edilmediği, Mersin İş Mahkemesi'nin 17.09.2002 tarih ve E:2002/145, K:2002/570 s. dosyasında davalılardan Z. H. aleyhine işçilik alacaklarının tahsili için açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davacının davalıya ilişkin işyerinde 01.02.1988-12.04.2000 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı kabul edilerek verilen kararın, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nce onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davanın 5510 s. Yasa'nın 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ait olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Yasa'nın Geçici 7. maddesi hükmünde bu Yasanın yürürlük gününe kadar 17.07.1964 günlü ve 506 sayılı, 02.09.1971 günlü ve 1479 sayılı, 17.10.1983 günlü ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 günlü ve 2926 sayılı, 08.06.1949 günlü ve 5434 s. Kanunlar ile 17.07.1964 günlü ve 506 s. Kanun'un geçici 20. maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet süresi zammı, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirilirler hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 s. Yasa'nın 79/10. maddesidir.
Anılan maddede, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi sair kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olayda, davacının, tespiti istenilen sürelerden hak düşürücü süreye uğramayan 09.02.1998-30.12.1998 tarihleri arasında da 52228.33 sicil no.lu C. H.'na ilişkin işyerinde hizmet akdiyle sürekli olarak çalıştığı, sigorta şahsi sicil dosyası, bordro tanığı ifadeleri, işçilik alacakları dosyası ve bütün dosya kapsamı ile sabittir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve nedenleri ve dayanakları gösterilmeksizin davacının 09.02.1998-30.12.1998 tarihleri arasındaki tesbit isteminin reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Sair yandan hükümde her yıl Ramazan ayı dışında biçiminde muğlak ve infazda tereddüt yaratacak biçimde ibarenin yer alması doğru değildir. Çalışılmayan sürelerin gün olarak belirtilmesi gerekir.
4- Öte yandan, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi sebebiyle davalı Kurum lehine avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin ret ve kabul oranına göre paylaştırılması gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesi de isabetsizdir.
O halde, davacının ve davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacı ile davalılardan N.A.'ya iadesine 27.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy