MAHKEMESİ:İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVALILAR: 1-SOSYAL GÜVENLİK KURUMU Vek. Av. ...
2-... Vek. Av. ...
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 21.10.1987-10.06.1988 tarihleri arasında sözleşmeli vekil öğretmen olarak geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 21.10.1987-10.06.1988 tarihleri arasında ...'na bağlı Dilek İlköğretim Okulu'nda vekil öğretmen olarak çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı ... bünyesinde 21.10.1987-10.06.1988 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanuna tabi hizmetinin bulunduğuna karar verilmiştir.
Somut olayda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 17.04.2009 tarihli işlemle davacının 15.12.1987-14.06.1988 tarihleri arasında 6 ay 5434 sayılı Kanuna tabi görev yaptığının anlaşılması ve 69.666.566 emekli sicil numarası verildiğinin bildirilmesi nedeniyle uyuşmazlığın 5434 sayılı Kanundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere mahkemelerin görevi ve yargı yolu "yasa"ile belirlenmiş olup kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınır.
5510 sayılı Kanun’un geçici 7.maddesindeki ,bu Kanunun yürürlük tarihine kadar ...5434 sayılı Kanunlara ....tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri ,fiili hizmet süresi zammı itibari hizmet süreleri borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ;yine 5510 sayılı Kanunun geçici 4.maddesindeki bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde ;iştirakçi iken bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 4.maddesinin 1.fıkrasının (c)bendi kapsamına alınanlar,bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayıl Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının ( c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı bildirilmiş olup T.C Emekli Sandığı sigortalıları veya hak sahipleri arasında 5434 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda anılan sandıkça tesis edilen işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan idari işlemler hakkında yetki,şekil,sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde
./.
-2-
çözümlenebilecektir.5510 sayılı Kanunun 101.maddesindeki ,bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğine ilişkin düzenlemeler ;eldeki davada 5510 sayılı Kanunun hükümlerinin uygulama yerinin bulunmadığı tesbiti istenen dönem itibariyle mülga 5434 sayılı Kanun uygulamalarından doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girdiğinden hizmet süresinin tespiti yönünden 5434 sayılı Yasa gereğince davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığı altında yapılan değerlendirmeye göre; davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yönelik açılan ve görülen inceleme konusu davada, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Yasa'nın uygulama yeri bulunmadığından, sözü edilen 101. madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli olmayıp, idari yargının görevli olduğunun belirgin bulunmasına göre, "yargı yolu yanlışlığı nedeniyle dava dilekçesinin reddine” karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde kamu düzenine ilişkin bu husus resen nazara alınmalı davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 20.09.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.