MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.12.1987-1.8.2008 tarihleri arasında SSK sigortalılığı dışında Tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.8.2008 tarihinden itibaren emekliliği hak ettiğinin tesbitine, 1.8.2008 tarihinden sonra prim tahsil edilmesine ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, .bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.12.1987 ile 01.08.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalar dışında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun ve 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davanın kabulüne dair mahkemenin 14.10.2008 gün ve 913-962 sayılı önceki kararının davalı Kurum tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalı sürelerini gösteren hizmet cetvelinde 01.01.1991 ile 30.04.1993 tarihleri arasında ... adına bildirilen çalışmaların davacıya ait olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ve yerel mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda önceki gibi “01.12.1987 ile 01.08.2008 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi çalışmalar dışında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun ve 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Yargıtay’ın bozma kararına uyulmakla, lehine bozma kararı verilen taraf yararına usulü kazanılmış hak doğduğu ve uyulmasına karar verilen Yargıtay kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapmak gerektiği açıktır. Somut olayda yerel mahkemenin açıklanan doğrultuda inceleme ve araştırma yapmadığı görülmektedir. Gerçekten davacının adına ve sicil numarasına göre oluşturulan SSK hizmet cetvelinde başka bir sigortalı adına 1991-1993 yılları arasında bildirilen çalışmaların davacıya ait olup olmadığı araştırılmaksızın, 1989 yılına kadar olan çalışmaları bildiren, sonraki çalışmaların Konya Sigorta İl Müdürlüğünden araştırılması gerektiğini belirten kurum yazısı ile yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş 1991-1993 yılları arasında geçen 506 sayılı Yasa kapsamındaki uzun süreli çalışmanın davacıya ait olup olmadığı araştırılmak, bu çalışmaların davacıya ait olduğunun belirlenmesi halinde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki bu çalışmaların uzun süreli olduğunun kabulü ile sona erdiğinde 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın yeniden başlatılması için gerekli olan Kuruma başvuru, teslim ettiği ürün bedelinden tevkifat yapılması ya da doğrudan prim ödenmesi suretiyle yeniden kayıt ve tescil konusundaki iradenin ortaya konulup konulmadığı giderek 506 sayılı Yasa kapsamındaki uzun süreli çalışması sona erdikten sonra 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığın yeniden başlatılmasının koşullarının bulunup bulunmadığını değerlendirmek ve sonucuna göre karar verilmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.