MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/06/2002-28/02/2005, 01/07/2005-30/10/2005 ve 01/06/2006-30/04/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.06.2002- 28.02.2005,01.07.2005- 30.10.2005,01.01.2006- 30.04.2006 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının hizmet akdi ile çalışmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yarıcılık sözleşmesi olduğu, tüm emek ve mesaisini davalıya hasretmediği, başka işlerde de çalıştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, tanık sözlerine göre, işyerinde aralıklı olarak çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık işyerinde ücretsiz çalışan kişinin sigortalı sayılıp, sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan,506 sayılı Yasanın 2.maddesine göre, bir hizmet akdine dayanarak bir veya bir kaç işveren tarafından çalıştırılanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılır. Aynı Yasanın 6. maddesinde; çalıştırılanlar işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olurlar. Öte yandan, sigortalı olmak için Sosyal Sigortalar Kanununun 3-I/B ve 78/2. maddelerine göre, ücretin koşul olmadığı da açık-seçiktir. Bundan başka, ücretin; nakit (para) olarak ödenmesi mümkün olduğu gibi ayni yardım olarak ta yerine getirilmesi olasıdır.
Somut olayda, davacının davalının evinde kira ödemeden ev ve bahçenin bakımının yapılması karşılığında kaldığı, bu sırada başka işlerde de çalışabileceğinin kararlaştırıldığı, bunun için ayrıca ücret ödenmediği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacı ile davalı işveren arasında hizmet akdinin bulunduğu kabul edilerek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını, yoksa işyeri sahiplerini tespit edip beyanlarına başvurmak, kayıtlı işyeri ve çalışanın bulunmaması durumunda, davalıya ait taşınmaza komşu taşınmaz malikleri ve davalıya ait taşınmazın bulunduğu yerde tespit talep edilen dönemde görev yapan muhtar ve azalar tespit edilip beyanlarına başvurmak, davacı adına varsa telefon, ... ve su aboneliklerine ilişkin belgeleri getirtmek, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.