MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/12/1999-30/09/2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait işyerinde askerlik öncesi 1996 Aralık-1998 Mayıs ve askerlik sonrası 01.12.1999-30.09.2001 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hakdüşürücü süre nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurum’ca dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davacının 01.02.2000-02.03.2001 ve 01.07.2001-30.09.2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden çalışması bildirildiğine göre, kesintisiz çalışmanın varlığı halinde askerlik süresince de hizmet akdinin askıda olduğu kabul edilip kesintiye uğradığından sözedilemeyeceği gözetilmeden hakdüşürücü süre nedeniyle istemin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davacının davalı işyerinden bildiriminin yapıldığı ve kesintisiz çalışmanın varlığı halinde askerlik yaptığı dönemde hizmet akdinin askıda olduğu da gözetilerek işin esasına girmek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit edip beyanlarına başvurmak,davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı süreyi kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit etmek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.