MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 12/08/1985-13/04/2006 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işyerinde 12.08.1985-13.04.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 1.1.1987-23.12.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen 2083 günlük sigortalı çalışmasının olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde 12.08.1985 tarihinde çalışmaya başladığı ve davalıya ait birden fazla işyerinde çalışmalarının olduğu, bir kısım bordro tanıklarının dinlenildiği ve dinlenen tanıkların davalıya ait işyerlerinin hepsini kapsamadığı, 10.05.1973 doğumlu davacının tespit tarihi olan 1987 yılında 15 yaşında olduğu ve askerlik hizmetini yapıp yapmadığı, yapmış ise sevk ve terhis tarihlerinin ilgili Askerlik Şubesi Başkanlığından sorulmadığı ve davacının kesintisiz çalışıp çalışmadığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan; 506 sayılı Yasa’nın 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz, Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılacak iş; davalıya ait tüm işyerlerini kapsar şekilde bordro tanıklarını dinlemek ve davacının kesintisiz çalıştığının belirlenmesi halinde, davacının askerlik hizmetini yapıp yapmadığı, yapmış ise sevk ve terhis tarihleri ilgili Askerlik Şubesi Başkanlığından sorulmak suretiyle davacının askerlik hizmetini 1.1.1987 tarihinden sonra yaptığı belirlenir ise 1.1.1987-23.12.2005 tarihleri arasında askerlik hizmet süresi dışında kalan dönem yönünden hizmet tespiti isteminin kabulune karar vermek, askerlik hizmetini bu dönem içerisinde yapmadığı belirlenir ise davacının 1.1.1987-23.12.2005 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığına ve 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı ve bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin yalnızca prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı ... iadesine, 19.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.