MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.8.1986-29.6.2006 tarihleri arasında SSK sigortalılığı haricinde Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlerle verilen kararın bozma kararına uygun olmasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı Kurumun temyizine gelince, dava, davacının 1.8.1986-29.6.2006 tarihleri arasında SSK'na tabi kısa süreli sigortalı olduğu süre dışında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyularak davacının babasının ölüm tarihi ve babasından kalan arazinin intikal tarihi araştırılarak davacının 7.2.1995-29.6.2006 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı ve 1479 sayılı Yasaya tabi Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı ve 1479 sayılı Yasaya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının tarımsal faaliyeti ile ilgili olarak bozma kararı gereğince yapılan araştırmada davacının babasının 7.2.1995 tarihinde öldüğü, 26.3.1998 tarihli Belediyeye verldiği emlak vergisi beyanında 10500 m² arazisinin bulunduğu, üzerine kayıtlı 4.7.2003 tarihinde alınan traktörü olduğu görülmüştür.
Davacının 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli sigortalılığının başlaması ile Tarım ... sigortalılığının terkin edildiği 4.8.1986 tarihi öncesinde veya bu tarihten itibaren zirai faaliyetine devam ettiğini gösteren herhangi bir zirai kayıt bulunmadığından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece 4.8.1986 tarihinden çok uzun bir süre geçtikten sonra ve herhangi bir prim kesintisi bulunmadığı halde 7.2.1995 tarihinde babasının ölümü ile edindiği zirai gayrimenkul kaydı esas alınarak sigortalılığın 7.2.1995 tarihinden başlatılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.