MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 1.10.1985-31.5.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine, 15.5.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava, davacının 1.10.1985-31.5.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.6.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ve aksi yöndeki 31.7.2006 tarih ve 132925 sayılı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.10.1985-5.6.1989 ve 1.5.2005-30.4.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, yaşlılık aylığı talebinin ise hizmet süresinin yeterli olmaması ve borcu bulunması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Bunun yanında 2926 sayılı Yasa'nın 5 ve 6.maddelerine göre tarım ... sigortalılığının 506 ve 1479 sayılı Yasalar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların başlamasından bir gün önce sona ereceğinin ve bu çalışmaların sona ermesinden bir gün sonra başlayacağının gözönünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda, davacının 1.1.1985 tarihinde 2926 sayılı Yasa kapsamında re'sen tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 22.3.1985-5.9.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında çalışması bulunduğundan tarım ... sigortalılığının 21.3.1985 tarihinde durdurulduğu, davacının 6.9.1985-31.5.2005 tarihleri arasındaki prim borcunu 5458 sayılı Yasa'dan yararlanarak Kuruma ödediği, Kurumun 21.7.2006 tarihinde tarım ... sigortalılığını iptal ederek Oda ve Esnaf Sicil Kaydı nedeniyle davacıyı 6.9.1989-14.8.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil ederek bu döneme ait primleri davacıdan talep ettiği, davacının 23.11.1981 tarihinden itibaren Pankobirlik, 26.8.1997 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 1.1.1985-21.3.1985 tarihleri arasında ve 1.5.2006 ve sonrasında tarım ... sigortalısı olduğu Kurumun da kabulünde olup uyuşmazlığa konu dönem; 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı çalışmaların sona ermesinden sonra başlayan (taleple bağlı kalınarak) 1.10.1985-30.4.2006 tarihleri arasındaki dönemdir.
23.11.1981 tarihinden itibaren Pankobirlik, 26.8.1997 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunması 2926 sayılı Yasa'nın 10.maddesine göre davacının tarımsal faaliyetinin karinesi olup 22.3.1985-5.9.1985 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları kısa süreli olduğundan anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulmasına gerek olmadığı, davacının tarım ... sigortalılğının 6.9.1985 tarihinden itibaren devam edeceğinin kabul edilmesi gerektiği, üstelik Kurumun 21.7.2006 tarihine kadar davacının tarım ... sigortalılığını bu haliyle kabul etmesi nedeniyle 5458 sayılı Yasa'ya göre bu döneme ait prim borçlarını yapılandırarak davacıdan tahsil etmesine karşın davacının 15.5.2006 tarihinde yaşlılık aylığı talep etmesi üzerine 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı 6.9.1989 (17 yıl öncesinden) başlatması ve tarım ... sigortalılığını iptal etmesi sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşmaz.
Öte yandan, Kurumun, benzeri pek çok durumda 1479 sayılı Yasa'nın Geçici 18.maddesine dayalı, vergi borçlanması yoluyla 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık süresi kazanmaya yönelik istemleri, süresinde yapılmaması veya vergi kaydı bulunmaması nedeniyle reddetmekte iken 21.7.2006 tarihinde davacının bu yönde hiçbir talebi, ödenmiş primi ve borçlanılması mümkün vergi yükümlülük süresi bulunmadığı halde davacıyı Oda ve Sicil kaydına dayalı olarak 6.9.1989-14.8.2005 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamına almasının da yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle davacının, taleple bağlı kalınarak 1.10.1985-30.4.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun kabulü ile 4.4.1955 doğumlu olan ve 15.5.2006 yaşlılık aylığı yazılı istek tarihinde 51 yaşını ikmal eden davacının, 1479 ve 2926 sayılı Yasa kapsamındaki toplam prim ödeme gün sayısının 25 tam yıldan fazla olması ve buna karşılık borcunun da bulunmaması nedeniyle 1.6.2006 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa'nın Geçici 10.maddesine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü ile davacının 1.10.1985-5.6.1989 ve 1.5.2005-30.4.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine ve yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
"1-Davanın KABULÜ ile,
Davacının Kurum tarafından uyuşmazlık çıkartılan ve davaya konu edilen 1.10.1985-30.4.2006 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine,
2-Davacının 1479 sayılı Yasa'nın Geçici 10.maddesine göre 1.6.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
3-Davalı kurum harçtan bağışık olduğundan davacı tarafından peşin yatırılan 12,20 TL başvuru ile 12,20 TL maktu karar ve ilam harcından oluşan toplam 24,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 215,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine " rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.