MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma uyarınca bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptaline, ödenen yaşlılık aylıklarından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe, 3201 sayılı Yasa uyarınca yapılan borçlanma uyarınca bağlanan yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile ödenen yaşlılık aylıklarından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3201 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca borçlanılan süreler de değerlendirilerek aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş yapılmış olması gerekmektedir. Zira, borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasa’nın 3. maddesi 4958 sayılı Yasa’nın 56. maddesi ile değiştirilip söz konusu şart madde kapsamından çıkarılmışsa da, anılan yasanın tahsis koşullarını düzenleyen 6. maddesinde benzer nitelikte bir değişiklik yapılmadığından kesin dönüş şartı gerçekleşinceye kadar sigortalıya yaşlılık aylığı tahsisi mümkün değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 26.7.1973-26.6.1992 tarihleri arasında yurt dışında (Almanya’da) geçen hizmetlerini 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanarak, borçlanma bedelini ödediği ve 31.12.1993 tarihli talebi dikkate alınarak, 6810 gün yurtdışı borçlanması, 510 gün isteğe bağlı sigortalılık toplam 7320 gün üzerinden 01.01.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra Alman Sigorta Mercii’nden alınan hizmet cetvelinden davacının, 23.9.1993-31.12.2004 tarihleri arasında işsizlik yardımı aldığı 2004-31.3.2007 tarihleri arasında da fiilen çalıştığı anlaşıldığından bahisle Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığının bağlanış tarihi itibariyle iptal edildiği ve ödenen aylıkların davacıdan geri istendiği anlaşılmaktadır.
Davacının yurt dışı çalışmaları 31.3.2007 tarihine kadar devam etmiş olduğundan 3201 sayılı Yasa uyarınca borçlanma işlemi geçerli olmakla birlikte 6.madde uyarınca aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş yapılması şartı gözetildiğinde davacının yurt dışı çalışmalarının devam ettiği 31.3.2007 tarihine kadar bağlanan aylıkların iadesi ve 1.4.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması yönünde karar verilmesi gerekirken ,dosya içeriği ile örtüşmeyen şekilde kesilen aylıkların 1.4.2004 tarihinden itibaren yeniden bağlanarak ödenmesine ve davalı Kurumun 31.3.2007 tarihine kadar ödediği işsizlik ödeneklerinin de hesaplanarak davalı Kuruma borçlu olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy