MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı murisinin 16.09.2005 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, murisi ...'ın 16.9.2005 tarihinde maruz kaldığı kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiş, Mahkemece "Davacının 16.9.2005 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın 506 sayılı Yasanın 11'nci maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tesbitine" karar verilmiş ise de, bu hususun daktilo hatasından kaynaklandığı, Mahal Mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve ayrıca Mahkemece dosya karar bağlandıktan sonra Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca başlatılan tahkikat sonucu tanzim olunan 5.10.2010 tarihli müfettiş raporu ile de olayın iş kazası olarak kabul edildiğinin görülmesine göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz nedenleri yerinde bulunmamakla hükmün oyçokluğuyla ONANMASINA, 29.12.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, 18.5.2009 tarihli dava dilekçesi ile murisi ...’ın 16.9.2005 tarihinde davalı işyerinde çalışırken geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiş, ayrıca 2006 yılında iş kazasını SGK Başkanlığı Tahsisler Dairesine bildirdiğini de beyan etmiştir.
Mahkemece SGK Tahsisler Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak davacının iş kazası ile ilgili olarak yaptığı ihbar sonucu bir işlem yapılıp yapılmadığını sorup tahkikat evrakının gönderilmesinin istenmesi gerekirken böyle bir araştırma yapılmaksızın 20.10.2009 tarihinde olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dairemizin geri çevirme kararı üzerine SGK’ca gönderilen müfettiş raporuna göre 5.10.2010 tanzim tarihli rapor ile SGK’ca olayın iş kazası olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Hükümden sonra ortaya çıkan ve hükmün kesinleşmesine engel olan bu yeni durum karşısında davanın konusunun kalmadığının kabulü gerekir.
Ortada halen bir derdest dava bulunduğundan Mahkeme kararı bu yeni durumun değerlendirilmesi ve konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek üzere bozulmalıdır.
Kararın bu nedenle bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
...
Full & Egal Universal Law Academy